egitim-yonetimi

Eğitim Yönetimi Nedir?

Eğitim yönetimi, eğitim örgütlerinin amaçlarına ulaşabilmesi için yönetim bilgisini eğitimin özelliklerine uyarlayan ve temel amacı eğitim ve öğretimi desteklemek olan bir bilim ve uygulama alanıdır (S. Özdemir, 2013). Yönetim biliminin bir alt dalı olarak gelişmiştir; ancak ham maddesi ve ürünü insan olan eğitim örgütlerinin kendine özgü yapısı, onu işletme ve diğer kamu örgütlerinin yönetiminden ayırır (Aydın, 2014).

Bu yazıda eğitim örgütlerini yönetmenin neden farklı olduğu, eğitim yönetiminin bir bilim alanı olarak doğuşu ve kuramsal gelişimi, alanın amacı ve kapsamı ile kamu yönetimi ve işletme yönetimiyle ilişkisi ele alınmaktadır. Bu çerçevenin okul düzeyindeki karşılığı için Okul Yönetimi yazısına bakılabilir.

Eğitim Örgütlerini Yönetmek Neden Farklıdır?

Sanayi devrimiyle birlikte yönetim bilgisinden önce üretimin ön planda olduğu fabrikalarda, daha sonra farklı amaçlarla kurulan örgütlerde yararlanılmıştır. Yönetimin “örgüt amaçlarını en iyi şekilde gerçekleştirme” düşüncesi değişmemiş, ancak örgütlerin yapısına göre farklı yönetim anlayışları gelişmiştir. Bir fabrikanın amacı üretim yaparak kâr etmek iken okul ya da hastanelerin amacı insanlara hizmet vermektir. Bu nedenle bir fabrikadaki yönetim anlayışının, üretime değil insana dönük örgütlerdeki yönetim anlayışıyla aynı olamayacağı açıktır.

Eğitim kurumlarının yönetimi, eğitimin özgünlüğü nedeniyle işletme ve diğer kamu örgütlerinin yönetiminden farklıdır (Aydın, 2014). Çünkü eğitim örgütlerinin ham maddesi insan, ürünü ise eğitilmiş kişilerdir. Bununla birlikte eğitimin amaçlarının gerçekleşmesi için diğer örgütlerde olduğu gibi eğitim örgütlerinin de etkili biçimde yönetilmesi gerekir (Hoy ve Miskel, 2012). Ayrıca sosyal bir sistem olarak görülen eğitim örgütlerinden, çevreleriyle etkileşim içinde hem çevrelerinden farklılaşmaları hem de çevrelerini değiştirmeleri beklenir (Bursalıoğlu, 2010).

Bir Bilim Alanı Olarak Eğitim Yönetiminin Doğuşu

Eğitim örgütleri için yönetici yetiştirilmesi, yönetimin bilimleşmesinden çok önceye uzanır (Balcı, 2008). Yönetim alanındaki gelişmelerin eğitime uygulanmasıyla eğitim yönetimi de bir bilim olarak ortaya çıkmış (Bursalıoğlu, 2010) ve yönetimin bir alt dalı olarak gelişme göstermiştir (S. Özdemir, 2013).

Eğitim yönetiminin bilimleşmesinin temelleri 19. yüzyılın son çeyreğinde Amerika Birleşik Devletleri’nde atılmıştır. Kendisi de bir eğitim yöneticisi olan William H. Payne’in bu yıllarda yayımlanan ve okul yönetimine ilişkin görüşlerini içeren kitabı, alanın bilinen ilk eserleri arasında sayılır (M. Özdemir, 2017). Eğitim yönetimi, bilimsel bir çalışma alanı hâline geldiği 1950’li yıllara kadar yönetim biliminin gölgesinde kalmış, bu süre içinde kuramsal temellerini yönetsel düşüncenin gelişimi içinde oluşturmuştur (Balcı, 2008; M. Özdemir, 2017). Böylece alan hem yönetsel düşünceden yararlanmış hem de eğitimin kendine özgü yanları sayesinde kendi yolunu çizmiştir (S. Özdemir, 2013).

Eğitim örgütleri diğer örgütlerden farklı olduğu hâlde onlar gibi yönetilmeye çalışıldığında olumsuzluklar ortaya çıkmıştır. İnsanı merkeze alması gereken eğitim örgütleri klasik yönetim anlayışından olumsuz etkilenmiş, eğitime yalnızca bir yatırım olarak bakılmıştır. Neo-klasik yönetim anlayışıyla birlikte insana yeniden önem verilmiş ve eğitim örgütleri üzerindeki verimlilik baskısı azalmaya başlamıştır (Bursalıoğlu, 2010). Modern yönetim anlayışı ise eğitim yönetiminin bilimleşme dönemine denk gelir.

Kuramsal gelişim ve süren tartışmalar

M. Özdemir (2017), alanın ABD’deki gelişimini üç dönemde inceler. İlk dönemde eğitim yönetimi kendine özgü kavram ve kuramlarını geliştirmekte zorlanmıştır. İkinci dönemde mantıksal pozitivizmi meşru bilgi üretme yolu olarak benimseyen “teori hareketi” alana egemen olmuş, değer sorularını araştırmanın dışında bıraktığı için alanı bir meşruiyet sorununa sürüklemiştir. 1970’li yıllardan sonra ise post-pozitivist, neo-Marksist ve postmodern düşünürlerin eleştirileriyle eğitim yönetimi bir düşünsel tartışma alanına dönüşmüştür. Yazara göre alan, ortaya çıktığı ilk yıllardan bu yana süren bir epistemik bunalım yaşamaktadır. Türkiye açısından benzer bir değerlendirme yapan Balcı (2008) da yönetici yetiştirme programlarını ve araştırmaların yöntem özelliklerini inceleyerek hem Türkiye’de hem dünyada eğitim yönetimi araştırmalarının bilimleşme yolunda alması gereken önemli bir mesafe bulunduğu sonucuna ulaşmıştır.

Eğitim Yönetiminin Amacı ve Kapsamı

S. Özdemir’e (2013) göre eğitim yönetiminin temel amacı, eğitim ve öğretimi desteklemektir. Eğitim örgütlerinin açık ve kesin olmayan amaçlarını (Aydın, 2014) bu çerçeveye oturtmak mümkündür. Bu bağlamda eğitim ve öğretimi ilgilendiren ve gelişmesini sağlayan etkinlikler eğitim yönetiminin kapsamında değerlendirilebilir. Aydın’a (2014) göre eğitim örgütlerinin amaçlarının sık sık değişebilmesi ve işlevlerinin karmaşıklığı, temel amaç gözetilerek “duruma bağlı” kararlar almayı gerekli kılar. Bu durum eğitim örgütlerini yönetmeyi zorlaştırdığı için eğitim yönetimini sürekli gelişmeye zorlar.

Eğitim örgütlerinin diğer örgütlerle ortak yanları bulunması, onların bu örgütlerdeki gelişmelerden yararlanmasını sağlar (Aydın, 2014). Bununla birlikte eğitim yönetiminin hem akademik hem de uygulamaya dönük bir yönü vardır ve eğitim sistemini yapı ve davranış boyutlarıyla birlikte inceler (S. Özdemir, 2013). Bu nedenle eğitim yönetiminin, yönetim bilimindeki gelişmeleri olduğu gibi almak yerine kendi yapısına uyarlayarak özümsemesi gerekir. Eğitim örgütlerinde yönetimin nasıl işlediğine ilişkin ayrıntılar için Yönetim Süreçleri yazısına bakılabilir.

Kamu Yönetimi, İşletme Yönetimi ve Disiplinler Arası Nitelik

Eğitim örgütleri bir yandan sıkı biçimde bürokrasiye bağlıdır, öte yandan kaynaklarını verimli kullanması beklenen bir işletme gibi yönetilir. Bu nedenle eğitim yönetimi hem kamu yönetiminin hem de işletme yönetiminin özelliklerini taşır. M. Özdemir (2011), bu iki alanın eğitim yönetimini farklı dönemlerde etkilediğini gösterir: Kamu yönetiminin etkisi İkinci Dünya Savaşı ile 1980’li yıllar arasında belirginken, 1980’lerden itibaren işletme yönetiminin etkisi öne çıkmıştır. Yazara göre eğitim yönetiminin özerk bir alan olabilmesi, bu iki disiplinle sınırlarını açıkça çizmesine ve kendine yön verecek kuramlar geliştirmesine bağlıdır.

Bursalıoğlu’nun (2010) dikkat çektiği gibi, farklı disiplinlerden yararlanması eğitim yönetimini disiplinler arası bir alan hâline getirir. Bu durum, eğitim örgütlerinin yönetiminde başka alanlardaki gelişmelerin de izlenmesini gerektirir (Balcı, 2008). Aydın’a (2014) göre yönetim süreçlerindeki başarı, eğitim yöneticileri için tek başına yeterli değildir. Eğitim örgütlerinde başarının “iyi yurttaşlık” ve “eğitimli insan” gibi somut olmayan ölçütleri bulunduğundan, eğitim yöneticilerinden bir işletme yöneticisinden farklı niteliklere sahip olmaları beklenir. Bu niteliklerin okul düzeyindeki görünümü Okul Yöneticisi yazısında ele alınmaktadır.

Sonuç

Eğitim yönetimi, yönetim biliminin birikiminden yararlanan ama bu birikimi eğitimin insana dönük, amaçları kesin olarak ölçülemeyen yapısına göre yeniden yorumlamak zorunda olan bir alandır. Fabrika mantığıyla yönetilmeye çalışılan okulların yaşadığı sorunlar, bu uyarlamanın neden gerekli olduğunu gösterir. Kamu yönetimi ve işletme yönetimi arasında konumlanan, disiplinler arası niteliği güçlü bu alanın kendi kuramsal kimliğini tartışması ise henüz tamamlanmış değildir.

Kaynakça

Aydın, M. (2014). Eğitim yönetimi: Kavramlar, kuramlar, süreçler, ilişkiler. Gazi Kitabevi.

Balcı, A. (2008). Türkiye’de eğitim yönetiminin bilimleşme düzeyi. Kuram ve Uygulamada Eğitim Yönetimi, 54, 181–209. https://dergipark.org.tr/tr/pub/kuey/article/126706

Bursalıoğlu, Z. (2010). Eğitim yönetiminde teori ve uygulama. Pegem Akademi.

Hoy, W. K. ve Miskel, C. G. (2012). Eğitim yönetimi: Teori, araştırma ve uygulama (S. Turan, Çev. Ed.). Nobel Akademik Yayıncılık.

Özdemir, M. (2011). Kamu yönetimi ve işletme yönetimi arakesitinde bir bilim: Eğitim yönetimi. Amme İdaresi Dergisi, 44(2), 29–42. https://search.trdizin.gov.tr/tr/yayin/detay/121017/kamu-yonetimi-ve-isletme-yonetimi-arakesitinde-bir-bilim-egitim-yonetimi

Özdemir, M. (2017). Eğitim yönetiminde epistemik bunalımın arkeolojisi. Kuram ve Uygulamada Eğitim Yönetimi, 23(2), 281–304. https://search.trdizin.gov.tr/tr/yayin/detay/225551/egitim-yonetiminde-epistemik-bunalimin-arkeolojisi

Özdemir, S. (2013). Eğitim yönetiminin alanı ve kapsamı. S. Özdemir (Ed.), Eğitim yönetiminde kuram ve uygulama içinde (s. 1–8). Pegem Akademi.

Bunu da okuyun

Eğitim Kurumlarında Kriz ve Afet Yönetimi

Eğitim Kurumlarında Kriz ve Afet Yönetimi

Eğitim kurumlarında kriz ve afet yönetimi, okulun öğrencilerin ve çalışanların can güvenliğini ve eğitimin sürekliliğini …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir