orgut-kulturunun-olusumu

Örgüt Kültürünün Oluşumu

Örgüt kültürü, örgütlenmenin başladığı andan itibaren oluşmaya başlamış, neo-klasik dönemde etkisini göstererek günümüze kadar gelmiş mükemmeliyetçi bir düşüncenin devamıdır. Örgüt kültürünün oluşumunun temelini insanlar arası ilişkiler meydana getirmektedir. Neo-klasik yaklaşımcılar örgüt içi kültür oluşumunu davranışsal ve psikolojik yönden ele almaktadırlar. Davranışsal yaklaşımcılar daha çok biçimsel olmayan örgütün sosyal tarafı üzerinde durmaktadırlar.

Örgüt kültürünün ortaya çıkarılmasıyla ilgili ilk çalışmaların modern ve sistematik olarak araştırılması 1930’larda  Illinois Chicago’daki Western Elektrik Şirketi’nde yapılmıştır. Çalışanlar üzerinde çevresel faktörler ve verimlilik arasındaki ilişkinin incelendiği Hawthorne adı verilen uygulamalar yapılmıştır. Örgütsel kültür içindeki davranışların belirlenmesinde önemli bir yol gösterici olmuştur. Hawthorne içerisinde yer alan “Seri Bağlama Gözlem Odası’’ yöntemiyle antropolojik unsurlar göz önüne alınarak, araştırmacılar tarafından gözlem ve mülakat teknikleri kullanılarak seri bağlama odasında insanlar arası ilişkilerde gelişen teknik, sosyal, ideolojik davranışlar tanımlanmıştır. Çalışma alanındaki makinelerin çalışması, makinelerin çıktı ürünleri teknik davranış ve ilişkileri, sosyal davranışlar, özel ilişkiler ve arkadaşlıkları, ideolojik yön ise iş yeri konusunda düşünce, anlayış ve inançlarını kapsamaktadır.

1950 de Amerika da Donal Doy adındaki antropolog örgüt kültürünü incelemek adına küçük deney grupları meydana getirmiştir. Burada da sosyal ve ideolojik tutumlar ön plana çıkmıştır. Bu çalışmada ulaşılan verilere göre örgüt kültürünün çalışanların tutum ve bilgilerinden meydana geldiği ve örgütlerin bu kültür oluşumuna göre yönetildiği ispatlanmıştır. Bu yıllarda yapılan önemli bir araştırma ise İngiltere’de Tavisteck Enstitüsü’nde  yapılan incelemede çalışanların oluşturduğu örgüte dışarıdan yeni anlayış ve teknolojik imkanları sunulmuş, bunları kabullenmede çalışanların oluşturduğu inanç ve değerlerin önemli bir etkisinin olduğu saptanmıştır.

Örgüt kültürünün en önemli ve en başarılı olarak uygulandığı ülke Japonya olmuştur. Japon firmaları ABD ve Avrupalı yatırımcıları geride bırakarak karlarını artırmışlardır. Buna karşın ABD ve Avrupa şirketleri batmış ve iflas etmiştir. Bu ülkelerin araştırmacıları bu durumun nedeni incelemişler, hızla artan Japon rekabeti ve dinamizminin sebeplerini kendi ülkelerine yansıtma yoluna gitmişlerdir. Örgüt kültürüne büyük önem veren Japonlar, başarının örgüt kültürünün inceliklerini anlamadan geçtiğini keşfetmişlerdir. Örgütsel başarının sebepleri olarak, örgütsel kültürle ilgili paylaşılan değer ve normlar, örgütsel hikayeler, törenler ve tutarlı bir vizyon gibi bir takım olguların ağır bastığı görülmektedir.

Örgüt kültürü doğrudan  kurum yada iş yeri çalışanlarının değerlerinden meydana getirilmiş, örgütü başka örgütlerden ayıran çalışanlar tarafından kabul gören özelliklerden oluşan işler bir yapıdır. Örgütün üyelerinin alışkanlık tutum, inançlarına bağlı olarak kurum içinde işlerin yürütülmesidir. Örgüt için  önemli değer ne ise çalışanların işlerini değerlendirme o değer vasıtasıyla yapılır.

Örgüt kültürünün oluşumunda önemli bir etken de örgüt kurucularıdır. Kurucular önceden belirlenmiş değerlerin etkisinde olmadıkları için sahip oldukları tutum, inanç ve değer açısından, örgütün yeniden oluşumunda etkilidirler. Kurucunun etkisiyle diğer grup üyeleri de kendi aralarında bir kültür meydana getirmektedirler. Bu bağlamda örgüt kültürü çalışanların toplu yaşamının bir sonucu olmaktadır.

Örgüt kültürü birçok yöntemle oluşturulabilmektedir. Genele bakılarak şu aşamalarla oluşturulduğu  görülmektedir;

  • Yeni bir uygulama ve yöntem düşüncesine kapılan bir kurucu ilk aşamada ortaya çıkar.
  • Kurucu ikinci aşamada, örgüt kültürü oluşumuna önder olacak kişileri örgüte getirir. Kurucu tüm fikirlerini bu kişilerle paylaşır. Kurucunun fikrini genellikle kabullenip diğer üyelerle paylaşarak, onların bu görüşlere inandırıp kabullenmelerini sağlarlar.
  • Üçüncü aşamada ise, diğer  pek çok üye  kişi örgüt kültürüne  dahil edilir ve genel örgüt kültürü hikayesi inşa edilmeye başlanmış olur.
  • Kurucuya yardımcı olan kişiler benzer değerlere sahip olanları bir araya getirmeye çabalayıp, onları zihinsel olarak yönlendirerek, örgütün kültürünü şekillendirmeye, üyelerin diğer örgüt gruplarından farklılaşmasını sağlamaktadırlar. Bu farklılaşmaya ait olan kişi ise örgüt kültürüne olumlu katkı sağlayacaktır. İş verimi ve dinamizmi artacaktır.

Yararlanılan Kaynaklar

Başaran, İ. E. (2004). Yönetimde İnsan İlişkileri Yönetsel Davranış. Ankara: Nobel Yayın Dağıtım.

Doğan, B. (2007). Örgüt Kültürü.  İstanbul: Beta Yayınları.

Karadeniz, D. (2010). Örgüt Kültürünün Örgütsel Bağlılık ve Örgütte Kalma Niyeti Açısından İncelenmesi. Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi. Abant İzzet Baysal Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü.

Şişman, M. (2002). Örgütler ve Kültürler. Ankara: Pegem Yayıncılık.

Terzi, A. (2000). Örgüt Kültürü.  Ankara: Nobel Yayın Dağıtım.

 

Ayrıca Kontrol Edin

Örgüt Kültürü

Toplumda yaşayan bireyler kendilerini aşan hedeflerini başarabilmek için diğer bireylerle birlikte hareket etme, işbirliği içine …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir