kadin-ve-calisma-hayati

Kadın ve Çalışma Hayatı

Kadınların çalışma hayatına katılmalarını; eğitim, iş tecrübesi, başarma arzusu, çalışma azmi vb. konulara bakarak değerlendirmek, kadının toplumda  aileden bağımsız birey statüsü olduğu takdirde anlamlı olmaktadır. Ancak kadın, toplum tarafından bağımsız bir birey olarak değerlendirilmemektedir. Özellikle kadının çalışma hayatına katılımı değerlendirildiğinde kocanın toplumsal statüsü belirleyici bir etken olduğu için kocasından bağımsız bir birey olarak görülmemektedir. Erkek egemen bir toplumsal yapıda kadına karşı ayrımcılık kurumsallaşmıştır. Bu nedenle kadınların çalışma hayatında erkeklerden geride kalmaları, toplumsal ve ekonomik kalkınmanın getirisinde, erkeklere göre daha az faydalanmaları beklenen bir durumdur (Eyuboğlu ve Özar, 1998, s. 38-47).

Kadınların işgücü piyasasına dahil olması,  çalışma hayatında karşılaştıkları sorunlar, eşitsizlikler ve kadınlara yükselme şansı verilmemesi durumunu birbirinden farklı değerlendiren yaklaşımlar vardır. Ortodoks iktisat, verimliliğin artması için uzmanlaşmayı ön koşul olarak görmektedir. Bu yaklaşıma göre kadınlar ev içinde, erkekler ise ev dışında üretime katılmak suretiyle iki ayrı alanda uzmanlaşmakla toplumsal ve ekonomik verimlilik artacaktır. Bu yaklaşım kadınların kendi uzmanlık alanlarının dışına çıkmaları nedeniyle onlara düşük ücret verilmesini normal görmektedir. Kadınları ön plana çıkaran yaklaşımlar ise ev işleri, çocuk ve yaşlı bakımı gibi birtakım görevlerin toplumsallaşma sürecinde kadınlar tarafından üstlenilmekle beraber zaman içerisinde bunlarda birtakım değişiklikler olabileceğini belirtmektedirler (Özar, 1999, s. 157).

Kadının çalışması ve bir gelire sahip olması özgürlüğünün ilk aşamasıdır. Ancak kadınların işleri ya da görevleri denildiği zaman akla ilk gelen, onların geleneksel görevleri olarak kabul edilen annelik ve ev işleri olmaktadır. Toplu hayata geçildiğinden beri kadın, hem evde hem de dışarıda ekonomik hayata katkıda bulunmuştur. Ailedeki yaşamsal ihtiyaçları ve evle ilgili ihtiyaçları belirleyip bunların karşılanması işini yürüten hep kadın olmuştur. Kadının ev içinde ücretsiz aile işçisi olarak çalışması toplum tarafından normal karşılanırken, evin dışında bir ücret karşılığı çalışması kabul edilememektedir. Çalışma hayatı kadına eğitim, ekonomik özgürlük, sosyal güvence, toplumda statüsünün artması gibi faydalar sağlamaktadır (Ayan, 2000).

Kadın ve Çalışma Hayatı Kaynakları

Ayan, F. (2000). Bayan Öğretmenlerin Yöneticilikleri ve Öğretmen Görüşleri. (Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi). Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Çanakkale.

Eyuboğlu A., Özar, Ş. ve Tanrıöver, H. T. (1998). Kentli Kadınların Çalışma Koşulları ve Çalışma Yaşamını Terk Nedenleri. İktisat Dergisi, 7, 39-47.

Özar, Ş. (1999). İstihdamda Toplumsal Cinsiyet Ayrımının Uluslar arası Karşılaştırmalı Bir Çözümlemesi. TİSK. Tükiye’de Kadın İşgücü Semineri, Bursa.

Ayrıca Kontrol Edin

Çocuklarımız İçin Yeni Eğitim Fırsatları

Mevcut ABD K-12 eğitim sisteminin içler acısı sonuçlar ürettiğine ve onu reforme etmeye yönelik aşamalı …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir