ogretmenlerin-lisansustu-egitim-surecinde-karsilastiklari-zorluklar
ogretmenlerin-lisansustu-egitim-surecinde-karsilastiklari-zorluklar

Öğretmenlerin Lisansüstü Eğitim Sürecinde Karşılaştıkları Zorluklar

Öğretmenlerin lisansüstü eğitim sürecinde karşılaştıkları zorluklar, görevini sürdüren bir öğretmenin yüksek lisans ya da doktora yaparken izin, ders programı, ulaşım, maddi yük, danışmanlık ve mevzuat gibi nedenlerle yaşadığı güçlüklerdir. Bu zorluklar, öğretmenin hem okuldaki görevini hem de lisansüstü programın gereklerini aynı anda yerine getirmek zorunda olmasından kaynaklanır.

Bu yazıda DergiPark’ta yayımlanmış hakemli çalışmalar temelinde öğretmenlerin lisansüstü eğitime yönelme nedenleri ve süreçte yaşadıkları güçlükler, 2024 tarihli Öğretmenlik Mesleği Kanunu ile kariyer basamaklarında lisansüstü eğitimin bugünkü yeri ve okul yönetimleri ile enstitülerin yapabilecekleri ele alınmaktadır. Konunun mesleki gelişim boyutu için Eğitim, Yetiştirme ve Geliştirme Kavramı yazısına bakılabilir.

Öğretmenler Neden Lisansüstü Eğitime Yöneliyor?

Alanyazındaki nitel çalışmalar, öğretmenlerin lisansüstü eğitime tek bir nedenle başlamadığını gösteriyor. Gürel (2020), 13 ilde görev yapan 40 din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeniyle yaptığı çalışmada en sık dile getirilen nedenlerin kişisel gelişim, mesleğinde daha nitelikli hâle gelmek ve akademik personel olmak olduğunu bulmuştur. Avcı ve Akdeniz’in (2021) Elazığ ve Eskişehir’de çalışan on okul öncesi ve sınıf öğretmeniyle yaptığı görüşmelerde akademik kariyer hedefi ile mesleki yenilenme öne çıkmıştır. Eğitim yönetimi programına başvuran 16 öğretmenle çalışan Koşar vd. (2020) ise başvuru nedenlerini yenilik, kariyer ve sosyal olanaklar başlıkları altında toplamıştır.

Daha yeni bir çalışmada Çakmak ve Kasapoğlu Tankutay (2025), yüksek lisans yapan 11 sınıf öğretmeninin mesleki gelişimin yanı sıra öğretim ve sınıf yönetimi becerilerini geliştirmek, yöneticiliğe erişmek, maaş artışı ve uzman öğretmenlik sınavından muafiyet gibi beklentiler taşıdığını aktarır. Bu son beklenti, aşağıda görüleceği gibi, 2024’te yürürlüğe giren düzenlemeyle karşılığını yitirmiştir. Nicel bir çalışmada İlter (2020), iki üniversitede yüksek lisans ve doktora yapan 350 öğretmenin lisansüstü eğitime yönelik tutumlarının genel olarak olumlu ve yüksek olduğunu saptamıştır.

Lisansüstü Eğitim Sürecinde Karşılaşılan Zorluklar

Çalışmaların ortak bulgusu, güçlüklerin büyük bölümünün öğretmenin çalıştığı kurumdan ve mevzuattan kaynaklandığıdır. Avcı ve Akdeniz (2021), katılımcıların en çok izin konularında sorun yaşadığını, görev yaptıkları ilden başka bir ilde sürdürdükleri eğitime devam etmekte zorlandıklarını ve okuldaki ders programının lisansüstü derslerle çakıştığını belirlemiştir. Ulusoy ve Güçlü (2020), Kastamonu ve Ankara’da görev yapan 13 sınıf öğretmeniyle yaptıkları çalışmada öğretmenlerin okul yöneticilerinden ve Millî Eğitim Bakanlığından yeterli destek görmediğini, lisansüstü eğitim alan öğretmenlere ilişkin yasal düzenlemelerin de yetersiz kaldığını ortaya koymuştur. Çakmak ve Kasapoğlu Tankutay (2025) da benzer biçimde okul ile il ve ilçe yöneticilerinin desteğinin yetersizliğine ve mevzuattan duyulan memnuniyetsizliğe dikkat çeker.

Zorlukların bir kısmı ise üniversite tarafındadır. Gürel (2020) öğretmenlerin sorunlarını dört grupta toplar: danışmanlık hizmetleri, ders içerikleri ve planlaması, enstitü kaynaklı sorunlar ve okul yöneticilerinin tutumları. Koşar vd. (2020) ise katılımcıların önemli bir bölümünün iş yükünün yoğunluğu, bireysel sorumluluklar ve ekonomik özendiricilerin azlığı nedeniyle programa devam edemediğini bildirmektedir. İlter (2020), kadın öğretmenlerin lisansüstü çalışmalarını iş, aile ve sosyal yaşamla dengelemekte erkek öğretmenlere göre daha fazla güçlük yaşadığını göstermiştir.

Bu güçlükler, bazı öğretmenlerin lisansüstü eğitime hiç başlamamasının nedenleriyle de örtüşür. Toprak ve Taşğın (2017), Kayseri’de 220 öğretmenle yaptıkları sıralama temelli çalışmada en önemli nedenin lisansüstü eğitimin yoğun ve yorucu görülmesi olduğunu, bunu maddi yükün izlediğini bulmuştur. Okuldaki derslerin düzenlenmesindeki güçlük de üst sıralarda yer almıştır. Evli öğretmenlerde ve erkeklerde maddi yük, bekâr öğretmenlerde ise okul derslerini düzenleme güçlüğü ilk sıradadır.

Mevzuatta Lisansüstü Eğitimin Bugünkü Yeri

Kariyer basamakları

Lisansüstü eğitimin kariyer basamaklarındaki yeri son yıllarda iki kez değişti. 3 Şubat 2022’de kabul edilen 7354 sayılı Öğretmenlik Meslek Kanunu, 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu’nun 43. ve 45. maddelerini yürürlükten kaldırmış ve kariyer basamaklarını yeniden düzenlemişti. Bu Kanunun 6. maddesine göre yüksek lisansını tamamlayanlar uzman öğretmenlik için, doktorasını tamamlayanlar ise başöğretmenlik için öngörülen yazılı sınavdan muaf tutuluyordu (Öğretmenlik Meslek Kanunu, 2022). Eski metinlerde anılan “Millî Eğitim Temel Kanunu md. 43” hükmü bu nedenle 2022’den beri yürürlükte değildir.

18 Ekim 2024’te yayımlanan 7528 sayılı Öğretmenlik Mesleği Kanunu ise 7354 sayılı Kanunu yürürlükten kaldırdı. Yeni Kanunun 20. maddesine göre öğretmenlik mesleği öğretmen, uzman öğretmen ve başöğretmen olmak üzere üç kariyer basamağından oluşur. Uzman öğretmenlik için öğretmenlikte en az on yıl hizmet, kademe ilerlemesinin durdurulması cezası almamış olmak ve Millî Eğitim Akademisinin uzman öğretmenlik için düzenlediği eğitimi tamamlamak; başöğretmenlik için ise uzman öğretmen olarak en az on yıl hizmet ve başöğretmenlik eğitimini tamamlamak gerekir. Kanun metninde yazılı sınav da lisansüstü eğitime bağlı bir muafiyet ya da ayrıcalık da yer almaz (Öğretmenlik Mesleği Kanunu, 2024). Bakanlığın 2025 kılavuzunda bu eğitimler, ÖBA üzerinden uzaktan yürütülen 80 ders saatlik programlar olarak tanımlanmıştır (Millî Eğitim Bakanlığı, 2025). Kısacası bugün yüksek lisans ya da doktora, unvan almayı kolaylaştıran bir yol değildir; belirleyici olan hizmet süresi ve Akademi eğitimidir.

Yöneticilik açısından da tablo benzerdir. 30 Ocak 2026’da yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yönetici Görevlendirme Yönetmeliği, ek puanlar arasında lisansüstü eğitime yer vermemektedir. Bu nedenle lisansüstü derecenin yöneticiliğe atanmayı kolaylaştırdığı yönündeki eski kanı, bugünkü mevzuat için geçerli değildir. Ayrıntılar için Okul Yöneticisinin Yetiştirilmesi yazısına bakılabilir.

Öğrenim özrüne bağlı yer değiştirme

Öğretmenin lisansüstü eğitim yaptığı ile atanmasına olanak veren öğrenim özrü, 3 Ağustos 2013 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan değişiklikle Millî Eğitim Bakanlığı Öğretmenlerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nden çıkarılmıştır. 9 Ocak 2026’da yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Öğretmenlerin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nde de mazerete bağlı yer değiştirme aile birliği, sağlık, can güvenliği, engellilik durumu ve diğer nedenlerle sınırlıdır; öğrenim bu gerekçeler arasında değildir (Millî Eğitim Bakanlığı, 2026). Avcı ve Akdeniz’in (2021) çalışmasındaki öğretmenlerin görev yaptıkları ilde lisansüstü eğitim olanağı istemesi, bu boşluğun sahadaki karşılığıdır.

Okul Yönetimi ve Enstitüler Neler Yapabilir?

Araştırmalarda dile getirilen sorunların önemli bir kısmı, mevzuat değişikliği beklemeden okul ve üniversite düzeyinde hafifletilebilecek niteliktedir. Okul yönetimi açısından ilk adım, haftalık ders programını lisansüstü ders günlerini gözeterek öğretmenle birlikte planlamaktır; ders çakışması hem Avcı ve Akdeniz (2021) hem de Toprak ve Taşğın (2017) tarafından öne çıkan bir sorun olarak saptanmıştır. Lisansüstü eğitim alan öğretmenin okulda yapacağı araştırmalar için izin süreçlerinde kolaylaştırıcı olmak ve öğretmenin çalışmasının sonuçlarını okulun gelişim çalışmalarına katmak da okul yöneticisinin elindedir. Ulusoy ve Güçlü (2020) ile Gürel (2020), yönetici tutumunu doğrudan bir sorun kaynağı olarak gösterdiğinden okul müdürünün tutumu belirleyici olabilir. Okul yöneticisinin bu alandaki sorumlulukları için Okul Yönetimi yazısına bakılabilir.

Enstitüler açısından çalışmaların işaret ettiği alanlar ders planlaması, danışmanlık ve programa uyumdur (Gürel, 2020). Ders saatlerinin dönem başında açıkça ilan edilmesi, çalışan öğrenciler için akşam ya da hafta sonu ders seçeneklerinin değerlendirilmesi ve danışmanların öğretmenin iş yükünü dikkate alan bir çalışma takvimi oluşturması, araştırmaların sorun olarak gösterdiği noktalara doğrudan karşılık gelir. Ekonomik özendiricilerin azlığı ise (Koşar vd., 2020) okulun ya da enstitünün tek başına çözebileceği bir sorun değildir; bu konu politika düzeyinde ele alınmayı gerektirir.

Sonuç

Öğretmenler lisansüstü eğitime çoğunlukla kişisel ve mesleki gelişim, akademik kariyer ve yenilenme beklentisiyle yönelmektedir. Süreçte yaşanan güçlüklerin merkezinde izin ve ders programı düzenlemeleri, başka ilde eğitime devam etme sorunu, okul yöneticisi desteği ve danışmanlık hizmetleri yer almaktadır. 2024 tarihli Kanunla birlikte lisansüstü eğitim kariyer basamaklarında doğrudan bir avantaj sağlamaz hâle gelmiş, öğrenim özrüne bağlı yer değiştirme de 2013’ten beri bulunmamaktadır. Bu koşullarda öğretmenin lisansüstü eğitimini tamamlayabilmesi, büyük ölçüde okul yönetiminin ve enstitünün göstereceği esnekliğe bağlıdır.

Kaynakça

Avcı, F. ve Akdeniz, E. C. (2021). Lisansüstü eğitimlerine devam eden okul öncesi ve sınıf öğretmenlerinin lisansüstü eğitime ilişkin görüşleri, yaşadıkları sorunlar ve çözüm önerileri. Eğitim ve Toplum Araştırmaları Dergisi, 8(1), 122–141. https://doi.org/10.51725/etad.840267

Çakmak, S. ve Kasapoğlu Tankutay, H. (2025). Yüksek lisans yapmakta olan sınıf öğretmenlerinin lisansüstü eğitim sürecine ilişkin deneyimlerinin değerlendirilmesi. Yükseköğretim ve Bilim Dergisi, 15(2), 199–208. https://doi.org/10.5961/higheredusci.1524843

Gürel, R. (2020). DKAB öğretmenlerine göre lisansüstü eğitim: Tercih sebepleri, süreçler, sorunlar ve beklentiler üzerine nitel bir araştırma. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, 7(12), 131–170. https://dergipark.org.tr/tr/pub/esoguifd/article/669514

İlter, İ. (2020). Lisansüstü öğrenim gören öğretmenlerin lisansüstü eğitime yönelik tutumlarının değerlendirilmesi. Pamukkale Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 49, 263–292. https://dergipark.org.tr/tr/pub/pauefd/article/488580

Koşar, D., Er, E. ve Kılınç, A. Ç. (2020). Yüksek lisans yapmak: Eğitim yönetimi öğrencilerinin lisansüstü eğitim yapma nedenlerine ilişkin nitel bir araştırma. Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, (53), 370–392. https://doi.org/10.21764/maeuefd.581698

Millî Eğitim Bakanlığı. (2025). 2025 yılı öğretmenlik mesleği kariyer basamaklarında ilerlemeye ilişkin kılavuz. https://sinop.meb.gov.tr/meb_iys_dosyalar/2025_08/13162749_2025yiliogretmenlikmeslegikariyerbasamaklarindailerlemeyeiliskinkilavuz.pdf

Millî Eğitim Bakanlığı. (2026, 12 Ocak). 2026 yılı yarıyıl tatili öğretmenlerin mazerete bağlı yer değiştirme duyuruları yayımlandı. https://www.meb.gov.tr/2026-yili-yariyil-tatili-ogretmenlerin-mazerete-bagli-yer-degistirme-duyurulari-yayimlandi/haber/39518/tr

Öğretmenlik Meslek Kanunu. (2022, 14 Şubat). Resmî Gazete (Sayı: 31750). https://carsamba.meb.gov.tr/meb_iys_dosyalar/2022_02/14082815_7354_OYretmenlik_Meslek_Kanunu_14.02.2022-31750_RG.pdf

Öğretmenlik Mesleği Kanunu. (2024, 18 Ekim). Resmî Gazete (Sayı: 32696). https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2024/10/20241018-1.htm

Toprak, E. ve Taşğın, Ö. (2017). Öğretmenlerin lisansüstü eğitim yapmama nedenlerinin incelenmesi. OPUS Uluslararası Toplum Araştırmaları Dergisi, 7(13), 599–615. https://doi.org/10.26466/opus.370680

Ulusoy, B. ve Güçlü, N. (2020). Sınıf öğretmenlerinin lisansüstü eğitim sürecinde karşılaştıkları sorunlar. Sosyal Bilimler ve Eğitim Dergisi, 3(1), 368–386. https://dergipark.org.tr/tr/pub/josse/article/649030

Bunu da okuyun

Öğretmenlerin mesleki gelişimi: etkili model, mevzuat ve okul temelli uygulama başlıklı EYTPE kapak görseli

Öğretmenlerin Mesleki Gelişimi: Etkili Model, Mevzuat ve Okul Temelli Uygulama

Öğretmenlerin mesleki gelişimi nasıl etkili olur? Desimone ve Darling-Hammond çerçeveleri, Öğretmenlik Meslek Kanunu ve TALIS 2018 Türkiye bulguları.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir