egitim-planlamasi
eğitim planlaması nedir

Eğitim Planlaması Nedir?

Eğitim planlaması, bir ülkenin ya da bir eğitim kurumunun gelecekteki eğitim ihtiyaçlarını öngörerek amaçlarını, bu amaçlara ulaşmak için izleyeceği yolları ve gereken kaynakları önceden belirlemesidir. Philip H. Coombs’un UNESCO Uluslararası Eğitim Planlaması Enstitüsü (IIEP) için yazdığı çalışmadaki tanıma göre eğitim planlaması, en geniş anlamıyla, eğitimin öğrencilerin ve toplumun gereksinimlerine daha etkili ve verimli yanıt verebilmesi için eğitimsel gelişme sürecine akılcı ve sistemli çözümlemenin uygulanmasıdır (Coombs, 1970).

Bu yazıda eğitim planlamasının tanımı ve düzeyleri, planlamada kullanılan temel yaklaşımlar, planlama sürecinin aşamaları ve Türkiye’de eğitim planlamasının bugünkü çerçevesi ele alınmaktadır. Planlama yaklaşımlarının dayandığı beşerî sermaye, getiri ve maliyet kavramları eğitim ekonomisinin temel kavramları yazısında ayrıntılı biçimde açıklanmıştır.

Eğitim Planlamasının Tanımı ve Düzeyleri

Eğitim planlaması, eğitim yönetiminin karar alma işlevinin geleceğe dönük bölümüdür. Kaç öğrenci için okul yapılacağı, hangi branşta kaç öğretmen yetiştirileceği, mesleki eğitimin hangi alanlarda genişletileceği ya da sınırlı bütçenin kademeler arasında nasıl dağıtılacağı gibi sorular planlamanın konusudur. Bu nedenle eğitim planlaması salt bir takvim hazırlığı değil, eğitimin hangi amaçlara hizmet edeceğine ilişkin bir tercihtir.

Eğitim planlamasında “eğitim” sözcüğü, bir işletmenin çalışanlarına yönelik hizmet içi eğitim programlarını değil, toplumun eğitim sistemini kapsar. İşletmelerdeki personel eğitimi planlaması insan kaynakları yönetiminin konusudur; eğitim yönetimi alanındaki eğitim planlaması ise okul öncesinden yükseköğretime kadar eğitim sisteminin bütününü ya da bir eğitim kurumunu ele alır.

Makro düzey: ulusal planlama

Ulusal düzeyde planlama, eğitim sisteminin bütünü için uzun dönemli amaçları belirler. Okullaşma hedefleri, zorunlu eğitimin süresi, kademeler arası geçiş, öğretmen ihtiyacı ve eğitim bütçesinin büyüklüğü bu düzeyde ele alınır. Ulusal eğitim planları çoğunlukla genel kalkınma planlarının bir parçası olarak hazırlanır; bu, eğitimin ekonomik ve toplumsal hedeflerle ilişkisinin kurulmasını sağlar.

Kurum düzeyi: okulda planlama

Kurum düzeyinde planlama, ulusal amaçların bir okulun ya da üniversitenin koşullarına uyarlanmasıdır. Okul, öğrenci profilini, fiziki olanaklarını, öğretmen kadrosunu ve çevresiyle ilişkilerini değerlendirerek kendi önceliklerini belirler. Uluslararası alanyazında okul gelişim planlaması olarak anılan bu yaklaşım, planlamayı merkezden gelen bir zorunluluk olmaktan çıkarıp okulun kendi gelişimini yönetmesinin aracına dönüştürmeyi amaçlar. Burada okul yönetiminin rolü belirleyicidir: Plan, okul yöneticisi, öğretmenler, veliler ve öğrenciler birlikte hazırladığında uygulanma şansı artar.

Eğitim Planlamasında Temel Yaklaşımlar

Eğitim planlamasının en çok tartışılan sorusu, eğitimin ne kadar ve hangi alanlarda genişletileceğinin neye göre belirleneceğidir. Alanyazında bu soruya üç temel yanıt verilir: sosyal talep yaklaşımı, insangücü gereksinimi yaklaşımı ve getiri oranı ya da maliyet-fayda yaklaşımı. Hough (1993), birçok ülkede başvurulan iki temel seçeneğin insangücü planlaması ile sosyal talep yaklaşımı olduğunu, maliyet-fayda çözümlemesinin ise bunlara üçüncü bir seçenek olarak eklendiğini belirtir.

Sosyal talep yaklaşımı

Sosyal talep yaklaşımı, eğitim olanaklarını bireylerin ve ailelerin eğitim talebine göre planlar. Nüfus projeksiyonları ve kademeler arası geçiş eğilimlerinden yola çıkılarak gelecekte kaç öğrencinin hangi kademeye kaydolmak isteyeceği tahmin edilir ve okul, derslik ve öğretmen sayısı bu tahmine göre belirlenir. Yaklaşımın güçlü yanı, eğitime erişimi bir hak olarak ele almasıdır. Zayıf yanı ise ülkenin ekonomik ihtiyaçlarıyla doğrudan bağ kurmamasıdır; Hough (1993) bu nedenle, aile tercihlerini yönlendiren piyasa benzeri bir mekanizma olmadığında sosyal talep yaklaşımının denetimsiz bir genişlemeye dönüşebileceği uyarısında bulunur.

İnsangücü gereksinimi yaklaşımı

İnsangücü yaklaşımı, eğitimi ekonominin gelecekte ihtiyaç duyacağı nitelikli iş gücünü yetiştirmenin aracı olarak görür. Önce ekonominin sektörlere göre büyümesi öngörülür, ardından her sektörde hangi meslek ve eğitim düzeyinde kaç kişiye ihtiyaç duyulacağı hesaplanır ve eğitim kapasitesi buna göre ayarlanır. Birçok ülkede başvurulan bu yaklaşım, uzun dönemli tahminlerin teknolojik değişim karşısında sık sık yanılması, ücret ve fiyatların etkisini dikkate almaması ve alt eğitim kademelerini ihmal etmesi nedeniyle eleştirilmiştir (Hough, 1993).

Getiri oranı ve maliyet-fayda yaklaşımı

Bu yaklaşım, eğitim yatırımlarını diğer yatırımlar gibi maliyet ve fayda açısından karşılaştırır. Eğitimin bireysel ve sosyal getirisi hesaplanır ve kaynakların getirisi daha yüksek olan kademelere ya da alanlara yönlendirilmesi önerilir. Psacharopoulos ve Patrinos’un (2018) 139 ülkeye ilişkin derlemesi, bir ek okul yılının ortalama bireysel getirisinin yaklaşık yüzde 9 olduğunu ve getirilerin düşük gelirli ülkelerde daha yüksek olduğunu göstermektedir. Ancak getiri hesapları geçmiş kazanç verilerine dayanır ve eğitimin parasal olmayan faydalarını tam olarak yansıtamaz. Hough’un (1993) vurguladığı gibi getiri oranları yatırımın hangi yöne yapılacağını gösterebilir, fakat ne kadar yatırım yapılacağını söylemez.

Tablo 1. Eğitim planlamasındaki temel yaklaşımların karşılaştırılması
YaklaşımTemel ölçütGüçlü yanıBaşlıca eleştiri
Sosyal talepBireylerin ve ailelerin eğitim talebiErişimi ve fırsat eşitliğini öne çıkarırEkonominin ihtiyaçlarıyla bağ kurmaz; denetimsiz genişlemeye yol açabilir
İnsangücü gereksinimiEkonominin gelecekteki nitelikli iş gücü ihtiyacıEğitimi kalkınma hedefleriyle ilişkilendirirUzun dönemli tahminler güvenilir değildir; ücretleri ve fiyatları dikkate almaz
Getiri oranı / maliyet-faydaEğitim yatırımlarının bireysel ve sosyal getirisiKaynak dağılımına ekonomik bir ölçüt sağlarGeçmiş verilere dayanır; yatırımın miktarını belirlemez; parasal olmayan faydaları dışarıda bırakır

Uygulamada ülkeler bu yaklaşımlardan birini tek başına izlemez. Zorunlu eğitim kademesinde sosyal talep, mesleki ve teknik eğitimde insangücü ihtiyacı, kaynak dağılımı tartışmalarında ise getiri hesapları ağırlık kazanabilir.

Eğitim Planlaması Süreci

Planlama sürecinin aşamaları farklı kaynaklarda farklı adlarla sıralansa da genel mantık benzerdir:

  1. Durum analizi: Eğitim sisteminin ya da kurumun mevcut durumu, öğrenci sayıları, okullaşma oranları, öğretmen ve derslik durumu, başarı göstergeleri ve bütçe verileriyle ortaya konur. Kurumsal planlamada paydaşların görüşleri de bu aşamada toplanır.
  2. Amaç ve hedeflerin belirlenmesi: Ulaşılmak istenen durum ölçülebilir hedeflere dönüştürülür ve her hedef için bir gösterge tanımlanır.
  3. Seçeneklerin ve maliyetlerin değerlendirilmesi: Hedefe ulaşmak için izlenebilecek yollar karşılaştırılır, her birinin maliyeti hesaplanır ve kaynaklarla uyumlu olanlar seçilir.
  4. Uygulama: Plan yıllık programlara ve bütçelere yansıtılır, sorumlu birimler belirlenir.
  5. İzleme ve değerlendirme: Göstergeler düzenli aralıklarla izlenir, hedeflerden sapma varsa nedenleri araştırılır ve plan güncellenir.

Planlama tek seferlik bir iş değildir. Nüfus eğilimleri, bütçe olanakları ve eğitim politikaları değiştikçe plan da gözden geçirilir. Son aşamada elde edilen bulgular bir sonraki planlama döneminin durum analizine girdi oluşturur.

Türkiye’de Eğitim Planlaması

Kalkınma planları

Türkiye’de planlı dönem, 1960’ta kurulan Devlet Planlama Teşkilatının hazırladığı Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planı (1963–1967) ile başlamıştır. Bu planda eğitim, “İnsangücü, İstihdam, Eğitim ve Araştırma” başlıklı bölümde insangücü ve istihdamla birlikte ele alınmıştır (Devlet Planlama Teşkilatı, 1963). Bu tercih, dönemin eğitim planlamasında insangücü yaklaşımının etkisini de gösterir.

Halen yürürlükte olan On İkinci Kalkınma Planı (2024–2028), 1 Kasım 2023 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Planın beş gelişme ekseninden biri olan “Nitelikli İnsan, Güçlü Aile, Sağlıklı Toplum” ekseninde eğitim ayrı bir bölüm olarak yer alır. Bu bölümdeki amaçlar; tüm bireylerin kapsayıcılık ilkesi doğrultusunda nitelikli eğitime ve hayat boyu öğrenme olanaklarına eşit erişimi, yeteneklerin erken yaşta keşfedilerek bilim, teknoloji ve mesleki kariyer alanlarına yönlendirilmesini ve kalite ile sonuç odaklı bir yükseköğretim sistemini kapsamaktadır (Strateji ve Bütçe Başkanlığı, 2023).

Millî Eğitim Bakanlığının stratejik planı

Kalkınma planının eğitimle ilgili amaçları, kamu kurumlarının stratejik planlarıyla uygulamaya aktarılır. Millî Eğitim Bakanlığının 2024–2028 Stratejik Planı, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 9. maddesi uyarınca hazırlanmış ve 31 Ocak 2024’te yayımlanmıştır. Plan 7 amaç, 33 hedef, 130 performans göstergesi ve 147 stratejiden oluşmakta, hedeflerin beş yıllık tahmini maliyetlerini de içermektedir. Hazırlık sürecinde 94.747 iç ve 16.726 dış paydaşın görüşü alınmış, planın uygulanmasını takip etmek için bir izleme ve değerlendirme modeli oluşturulmuştur. Planın öne çıkan alanları arasında eğitimde erişim ve fırsat eşitliği, öğretmenlerin mesleki gelişimi, beceri odaklı ölçme ve değerlendirme, öğretim programlarının güncellenmesi ve mesleki eğitim bulunmaktadır (Millî Eğitim Bakanlığı, 2024).

Okul düzeyinde planlama

Bakanlığın stratejik planı, il ve ilçe millî eğitim müdürlükleri ile okulların planlarına çerçeve oluşturur. Pek çok okul 2024–2028 dönemi için Bakanlık planıyla uyumlu kendi stratejik planını hazırlamış ve yayımlamıştır. Bu planlarda durum analizi, paydaş analizi, güçlü ve zayıf yönler ile fırsat ve tehditlerin değerlendirilmesi (GZFT), misyon ve vizyon, amaç ve hedefler ile izleme ve değerlendirme bölümleri yer alır. Okul düzeyindeki planın değeri, belgenin biçiminden çok okulun kendi sorunlarını doğru tanımlamasına ve hedefleri öğretmenler ve velilerle birlikte sahiplenmesine bağlıdır.

Sonuç

Eğitim planlaması, eğitim sisteminin geleceğine ilişkin kararların sistemli bir çözümlemeye dayandırılmasıdır ve ulusal düzeyden okul düzeyine kadar farklı ölçeklerde yürütülür. Sosyal talep, insangücü ve getiri oranı yaklaşımları bu kararlar için farklı ölçütler önerir ve uygulamada birlikte kullanılır. Türkiye’de bu süreç kalkınma planları, Millî Eğitim Bakanlığının stratejik planı ve okulların kendi planları arasında kademeli bir yapı içinde işlemektedir. Planların başarısı, hazırlanmalarından çok izlenmelerine ve elde edilen bulgulara göre güncellenmelerine bağlıdır.

Kaynakça

Coombs, P. H. (1970). What is educational planning? (Fundamentals of Educational Planning, 1). UNESCO International Institute for Educational Planning.

Devlet Planlama Teşkilatı. (1963). Birinci beş yıllık kalkınma plânı (1963–1967). Başbakanlık Devlet Matbaası. https://ms.hmb.gov.tr/uploads/sites/23/2025/02/1-Kalkinma_Plani_Birinci_Bes_Yillik_1963-1967.pdf

Hough, J. R. (1993). Educational cost-benefit analysis (Education Research Paper No. 02). Overseas Development Administration. https://assets.publishing.service.gov.uk/media/57a08dce40f0b64974001a44/paper02.pdf

Millî Eğitim Bakanlığı. (2024, 31 Ocak). MEB 2024-2028 stratejik planı yayımlandı. https://www.meb.gov.tr/meb-2024-2028-stratejik-plani-yayimlandi/haber/32485/tr

Psacharopoulos, G., ve Patrinos, H. A. (2018). Returns to investment in education: A decennial review of the global literature. Education Economics, 26(5), 445–458. https://doi.org/10.1080/09645292.2018.1484426

Strateji ve Bütçe Başkanlığı. (2023). On İkinci Kalkınma Planı (2024–2028). https://www.sbb.gov.tr/wp-content/uploads/2023/12/On-Ikinci-Kalkinma-Plani_2024-2028_11122023.pdf

Bunu da okuyun

MEB 2024–2028 Stratejik Planı

MEB 2024–2028 Stratejik Planı

MEB 2024-2028 Stratejik Planı, Millî Eğitim Bakanlığının beş yıllık dönem için amaçlarını, ölçülebilir hedeflerini, bu …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir