Eğitim Kurumlarında Kriz ve Afet Yönetimi

Eğitim Kurumlarında Kriz ve Afet Yönetimi

Eğitim kurumlarında kriz ve afet yönetimi, okulun öğrencilerin ve çalışanların can güvenliğini ve eğitimin sürekliliğini tehdit eden olaylara önceden hazırlanması, olay anında düzenli biçimde müdahale etmesi ve sonrasında normal işleyişe dönmesi için yürüttüğü planlı çalışmaların bütünüdür. Deprem, yangın ve sel gibi afetler kadar salgın hastalıklar, kazalar ve okul içi şiddet olayları da bu kapsamda düşünülür.

Bu yazıda kriz yönetiminin aşamaları, Türkiye’de okul acil durum planlarının mevzuattaki dayanağı, 6 Şubat 2023 depremlerinin eğitime etkileri ve sonrasında yapılan uygulamalar ile pandemi deneyiminin kriz yönetimi açısından düşündürdükleri ele alınmaktadır. Konu, okul yöneticisinin en ağır sorumluluk alanlarından birine karşılık gelir.

Kriz Yönetiminin Aşamaları

Kriz yönetimi alanyazınında en sık başvurulan çerçevelerden biri Pearson ve Mitroff’a (1993) aittir. Yazarlar, kurumların krizlere yakalanmaya yatkın olmaktan çıkıp krizlere hazırlıklı hâle gelebilmesi için kriz yönetimini beş aşamalı bir süreç olarak ele alır. Bu çerçeve, işletmeler için geliştirilmiş olsa da okullara kolayca uyarlanabilir.

Tablo 1. Pearson ve Mitroff’un kriz yönetimi aşamaları ve okuldaki karşılıkları
AşamaOdakOkul düzeyinde örnek
Sinyallerin fark edilmesiKrizin habercisi olan uyarıların görülmesiBinadaki çatlaklar, tekrarlayan elektrik arızaları, artan devamsızlık ya da öğrenciler arasındaki gerginlik
Hazırlık ve önlemeRiskleri azaltma ve olası olaylara hazırlanmaRisk değerlendirmesi, acil durum planı, ekiplerin belirlenmesi, tatbikat
Hasarın sınırlandırılmasıOlay anında zararın yayılmasını önlemeTahliye, ilk yardım, aileler ve yetkili birimlerle iletişim
İyileşmeKurumun normal işleyişine dönmesiEğitimin geçici alanlarda sürdürülmesi, psikososyal destek
ÖğrenmeDeneyimin değerlendirilip plana yansıtılmasıTatbikat ve olay sonrası değerlendirme toplantıları, planın güncellenmesi

Afet yönetimi alanında da benzer biçimde zarar azaltma, hazırlık, müdahale ve iyileştirme evrelerinden oluşan bir döngüden söz edilir. İki yaklaşımın ortak noktası, krizin olay anından ibaret görülmemesidir: Okulun kriz anındaki başarısı, büyük ölçüde olaydan önce yapılan hazırlığa ve önceki olaylardan çıkarılan derslere bağlıdır. Pearson ve Mitroff’un çerçevesindeki “öğrenme” aşaması bu nedenle kapanış değil, yeni bir hazırlık döneminin başlangıcıdır.

Türkiye’de Okul Acil Durum Planlarının Dayanağı

Türkiye’de okullar, iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı bakımından işyeri sayılır. Bu nedenle okulların acil durum planları, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’na dayanılarak çıkarılan ve 18 Haziran 2013 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan İşyerlerinde Acil Durumlar Hakkında Yönetmelik (2013) çerçevesinde hazırlanır. Yönetmelik, acil durum planında en az belirlenen acil durumların, alınan önleyici ve sınırlandırıcı tedbirlerin ve acil durum müdahale ve tahliye yöntemlerinin yer almasını ister. Planlar çok tehlikeli, tehlikeli ve az tehlikeli işyerlerinde sırasıyla en geç iki, dört ve altı yılda bir yenilenir; yılda en az bir kez tatbikat yapılması ve tatbikatın raporlanması zorunludur. Okulda planın hazırlanması, ekiplerin oluşturulması ve tatbikatların düzenlenmesi işveren vekili sıfatıyla okul müdürünün sorumluluğundadır.

Millî Eğitim Bakanlığı da afet ve acil durumlara ilişkin rehber belgeler yayımlamaktadır. Bakanlığın 2025’te yayımladığı Afet ve Acil Durumlarda Psikososyal Destek Hizmetleri Kılavuzu, afetlerin yalnızca fiziksel değil psikolojik ve sosyal etkileri de olduğunu vurgular. Kılavuzda Bakanlığın sorumlulukları arasında okul temelli afet ve acil durum yönetim ekiplerinin kurulması, düzenli tatbikatlar, psikolojik ilk yardım, öğrenci ve velilere yönelik farkındalık çalışmaları, afet sonrasında geçici eğitim alanlarının oluşturulması ve personele destek programları sayılmaktadır (Millî Eğitim Bakanlığı [MEB], 2025). Kılavuz ayrıca İçişleri, Sağlık ve Aile ve Sosyal Hizmetler bakanlıkları, Türk Kızılay, üniversiteler ve yerel yönetimlerle iş birliğini öngörür.

Planların kâğıt üzerinde var olması, uygulamada yeterli oldukları anlamına gelmez. Uygun (2020), Çanakkale merkez ilçedeki 33 ilkokul ve ortaokulun afet ve acil durum planlarını 100 maddelik bir kontrol listesiyle incelemiş, okulların yarısından fazlasında 18 maddede eksiklik bulmuştur. Aynı çalışmada öğretmenlerin planlardan genel olarak haberdar olduğu, ancak pek çoğunun planı daha önce incelemediği ve uygulamada önemli eksiklikler gördüğü belirlenmiştir. Araştırmacının önerileri arasında yerel acil durum birimleriyle ortak planlama ve engelli bireylere acil durumda yardım edecek kişilerin listelenmesi yer alır.

6 Şubat 2023 Depremleri ve Eğitim

6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli depremler, Türkiye’de eğitim sisteminin yakın dönemde karşılaştığı en büyük kriz oldu. Depremlerin ardından ülke genelinde okullar tatil edildi; eğitim 20 Şubat’ta 71 ilde, 1 Mart’ta Kilis, Diyarbakır ve Şanlıurfa’da, 13 Mart’ta Gaziantep, Osmaniye ve Adana’da yeniden başladı. En çok etkilenen Kahramanmaraş, Adıyaman, Malatya ve Hatay’da ise 27 Mart’tan itibaren yalnızca güvenli bulunan ilçe ve okullarda kademeli olarak eğitime geçildi. Bakanlık, derslerin yalnızca Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca sağlam olduğu belirlenen binalarda yapılacağını, okul sayısına göre ikili öğretim ve taşımalı eğitim uygulanabileceğini duyurdu (MEB, 2023b).

Bu süreçte eğitim, okul binalarının dışına taşındı. Bakanlığın 3 Mart 2023 tarihli açıklamasına göre deprem bölgesindeki 10 ilde eğitim etkinlikleri 1.476 noktada sürdürülüyordu; bunlar arasında psikososyal destek, okul öncesi, ilkokul ve ortaokul çadırları ile hastane sınıfları bulunuyordu. Aynı açıklamada yaklaşık 203 bin öğrencinin eğitimine devam etmek üzere başka illere nakil yaptırdığı belirtildi (MEB, 2023a). 21 Mart itibarıyla bölgeden diğer illere nakil olan öğrenci sayısı yaklaşık 252 bine, bölgede kullanılan çadır, konteyner ve prefabrik eğitim alanı sayısı ise 1.793’e ulaşmıştı. Bakanlık, bu dönemde öncelikli hedefin programı eksiksiz işlemekten çok çocukların psikolojik olarak toparlanması olduğunu açıkladı; 8. ve 12. sınıf öğrencileri için ikinci dönem konuları LGS ve YKS kapsamından çıkarıldı (MEB, 2023b).

Deprem deneyimi, kriz yönetimi aşamalarının okul düzeyindeki karşılığını açıkça gösterdi. Binaların sağlamlığı, hazırlık ve önleme aşamasının en temel unsuru olarak öne çıktı. İyileşme aşamasında ise eğitimin sürekliliği ile psikososyal destek birlikte yürütülmek zorunda kalındı. Bakanlığın 2025’te yayımladığı psikososyal destek kılavuzu, bu deneyimden çıkan derslerin kurumsal belgelere yansıtılması olarak da okunabilir.

Pandemi Deneyimi

COVID-19 salgını, okulların fiziksel bir yıkım olmadan da uzun süreli bir krizle karşılaşabileceğini gösterdi. Millî Eğitim Bakanlığının 12 Mart 2020 tarihli kararıyla okullar 16 Mart’tan itibaren tatil edildi ve 23 Mart’tan itibaren eğitimin EBA üzerinden ve TRT aracılığıyla televizyon yayınlarıyla uzaktan sürdürülmesine geçildi (MEB, 2020). Kriz yönetimi açısından pandeminin öğrettiği şey, acil durum planlarının yalnızca tahliye ve ilk yardım gibi anlık müdahalelerle sınırlı kalmaması, okulun uzun süre kapalı kalması durumunda iletişimin, öğretimin ve öğrenci takibinin nasıl sürdürüleceğini de içermesi gerektiğidir. Uzaktan eğitimin yönetsel boyutları ise ayrı bir inceleme konusudur.

Sonuç

Okullarda kriz ve afet yönetimi, olay anındaki müdahaleden çok, olaydan önceki hazırlığın ve olaydan sonraki öğrenmenin niteliğine bağlıdır. Türkiye’de okul acil durum planlarının mevzuat dayanağı bulunmakla birlikte araştırmalar, planların içerik ve uygulama bakımından eksik kalabildiğini göstermektedir. 6 Şubat depremleri ve pandemi, okulun kriz planının bina güvenliği ve tahliyenin yanında eğitimin sürekliliğini ve psikososyal desteği de kapsaması gerektiğini somut biçimde ortaya koymuştur.

Kaynakça

İşyerlerinde Acil Durumlar Hakkında Yönetmelik. (2013, 18 Haziran). Resmî Gazete (Sayı: 28681).

Millî Eğitim Bakanlığı. (2020, 12 Mart). Koronavirüse karşı eğitim alanında alınan tedbirler. https://www.meb.gov.tr/koronaviruse-karsi-egitim-alaninda-alinan-tedbirler/haber/20497/tr

Millî Eğitim Bakanlığı. (2023a, 3 Mart). Deprem bölgesinde eğitim, 1.476 noktada devam ediyor. https://www.meb.gov.tr/deprem-bolgesinde-egitim-1476-noktada-devam-ediyor/haber/29246/tr

Millî Eğitim Bakanlığı. (2023b, 21 Mart). Depremden en çok etkilenen 4 ilde eğitim öğretime kademeli olarak başlanacak. https://www.meb.gov.tr/depremden-en-cok-etkilenen-4-ilde-egitim-ogretime-kademeli-olarak-baslanacak/haber/29406/tr

Millî Eğitim Bakanlığı. (2025, 20 Eylül). Afet ve acil durumlarda psikososyal destek hizmetleri kılavuzu yayımlandı. https://www.meb.gov.tr/afet-ve-acil-durumlarda-psikososyal-destek-hizmetleri-kilavuzu-yayimlandi/haber/38356/tr

Pearson, C. M. ve Mitroff, I. I. (1993). From crisis prone to crisis prepared: A framework for crisis management. Academy of Management Perspectives, 7(1), 48–59. https://doi.org/10.5465/ame.1993.9409142058

Uygun, M. (2020). İlkokul ve ortaokulların afet ve acil durum planlarının yeterlilik düzeyleri ve öğretmen görüşleri: Çanakkale ili merkez ilçesi örneği [Lisansüstü tez, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi]. https://hdl.handle.net/20.500.12428/9202

Bunu da okuyun

Uzaktan eğitimin yönetimi: planlama, kalite ve okul yöneticisinin rolü başlıklı EYTPE kapak görseli

Uzaktan Eğitimin Yönetimi: Planlama, Kalite ve Okul Yöneticisinin Rolü

Uzaktan eğitim yönetimi nedir? Moore'un etkileşimsel uzaklık kuramı, acil uzaktan öğretim farkı, YÖK mevzuatı ve okul yöneticisinin rolü kaynaklarıyla.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir