Eğitim yöneticilerinin sorunları, okul ve ilçe düzeyinde görev yapan yöneticilerin işlerini yürütürken karşılaştıkları ve kendi olanaklarıyla her zaman çözemedikleri güçlüklerdir. Bu sorunların bir kısmı okulun gündelik işleyişinden doğar; bir kısmı ise eğitim sisteminin yapısı, mevzuat ve personel politikaları gibi okulun yetki alanını aşan kaynaklara dayanır.
Bu yazıda Türkiye’de 406 eğitim yöneticisinin görüşlerine dayanan bir araştırmanın bulguları, okul düzeyindeki sorunlara ilişkin başka çalışmalar ve yöneticilerin sorun çözmede başvurduğu teknikler ele alınmaktadır. Yöneticilerin bu alandaki hazırlığına ilişkin tartışma için okul yöneticisinin yetiştirilmesi yazısına da bakılabilir.
Yöneticilerin Gözünden Sistem Düzeyindeki Sorunlar
Karakütük ve Özdoğan Özbal (2019), eğitim yöneticilerine üç ayrı düzeyde soru yöneltmiştir: Türk millî eğitim sisteminin en temel sorunu nedir, yöneticinin kendi okulunda ya da ilçesinde en önemli sorun nedir ve bu sorunlar için ne önerilmektedir? Betimsel desendeki araştırmada ayrıca yöneticilerin çözemediği sorunlar ve sorun çözmede kullandıkları teknikler sorulmuş, toplam 406 yöneticinin görüşü alınmıştır.
Ulusal düzeyde öne çıkan sorunlar şunlardır:
- eğitim sisteminin yapısı ve mevzuatı,
- öğretim programlarının ve sınav sisteminin sık sık değişmesi, istikrarsızlık,
- planlama eksikliği,
- yönetici ve öğretmenlerin yetiştirilmesinde ve atanmasında liyakatin gözetilmemesi,
- öğretmenlere gereken önemin verilmemesi ve öğretmen eksikliği.
Araştırmanın dikkat çeken bir yönü, okul ve ilçe düzeyindeki sorunların ulusal düzeydekilere benzemesidir (Karakütük ve Özdoğan Özbal, 2019). Başka bir deyişle yöneticiler, okullarında yaşadıkları güçlüklerin önemli bir kısmını sistemin genel sorunlarının yerel yansıması olarak görmektedir. Yöneticiler bazı sorunları çözemediklerini de belirtmiştir. Bu bulgu, okul yöneticisinin hareket alanının sınırlı olduğunu açıkça gösterir.
Okul Düzeyindeki Sorunlar: Diğer Araştırmalar Ne Söylüyor?
Okul yöneticilerinin sorunları Türkiye’de uzun süredir araştırılmaktadır. Farklı dönemlerde, farklı örneklemlerle yapılan çalışmalar bazı sorunların ne kadar kalıcı olduğunu gösterir. Tablo 1’de bu yazıda yararlanılan araştırmalar özetlenmiştir.
| Araştırma | Katılımcılar | Öne çıkan sorunlar |
|---|---|---|
| İskender, Yaman ve Albayrak (2004) | Sakarya’da 139 ilköğretim okulu müdürü ve müdür yardımcısı | Ekonomik güçlükler, araç-gereç ve donanım yetersizliği, personel sıkıntısı, bürokrasi, velilerin okula ilgisizliği |
| Gündüz ve Can (2011) | İstanbul’da 360 öğretmen | Fiziki koşullar, özellikle kalabalık sınıflar; özlük hakları; yönetim; öğretim programı |
| Karakütük ve Özdoğan Özbal (2019) | 406 eğitim yöneticisi | Sistemin yapısı ve mevzuatı, program ve sınavlarda sık değişiklik, planlama eksikliği, liyakat, öğretmen eksikliği |
| Karakütük, Özdoğan Özbal ve Türedi (2020) | 8 okul müdürü ve 10 öğretmen | Norm kadro takvimi, seçmeli dersler, öğrenci sayısındaki değişim, norm fazlası öğretmenler |
İskender, Yaman ve Albayrak (2004), 2002-2003 öğretim yılında Sakarya’daki ilköğretim yöneticilerine mesleki sorunlarını etkileyen etkenleri de sormuştur. Yöneticilerin yüzde 40’ı ekonomik güçlükleri, yüzde 37’si araç-gereç ve donanım yetersizliğini, yüzde 32’si personel sıkıntısını, yüzde 26’sı bürokrasinin fazlalığını, yüzde 23’ü ise velilerin okula ilgisizliğini belirtmiştir.
Aynı tabloya öğretmenlerin gözünden bakan Gündüz ve Can (2011), İstanbul’un Bayrampaşa ve Esenler ilçelerinde 360 öğretmenle çalışmıştır. Öğretmenler eğitim sisteminin güncel sorunlarını genel olarak çok yüksek düzeyde algılamıştır. Alt boyutlar arasında ilk sırada fiziki koşullar, ardından özlük hakları, yönetim ve öğretim programı gelmiştir. Tek tek maddeler arasında en yüksek ortalamayı kalabalık sınıflarda ders yapılması almıştır. Bu bulgu, yöneticilerin sıkça dile getirdiği donanım ve kaynak yetersizliğinin sınıfa nasıl yansıdığını gösterir.
Karakütük ve Özdoğan Özbal’ın (2019) belirttiği öğretmen eksikliği ve planlama sorunu, okul düzeyinde en somut biçimde norm kadro uygulamalarında görülür. Karakütük, Özdoğan Özbal ve Türedi (2020), norm kadronun ders saati, öğrenci ve derslik sayısı, seçmeli dersler ve yönetmelikteki ölçütlere göre belirlendiğini, bu süreçte müdürlerin etkin, öğretmenlerin ise sınırlı rol oynadığını bulmuştur. Katılımcılar norm kadro takvimi, seçmeli dersler, öğrenci sayısındaki değişimler ve öğretmenlerin norm fazlası durumuna düşmesiyle ilgili güçlükler yaşadıklarını belirtmiştir. Araştırmacılar norm kadronun tüm okul üyelerinin görüşü alınarak planlanmasını ve il içi ile iller arası yer değiştirme düzenlemelerinin norm fazlası birikimini azaltacak biçimde güncellenmesini önermiştir.
Yöneticiler Sorunları Nasıl Çözüyor?
Karakütük ve Özdoğan Özbal (2019), yöneticilerin sorun çözerken birkaç teknikte yoğunlaştığını belirlemiştir. Bunlar beyin fırtınası, neden-sonuç ilişkilerini görselleştiren balık kılçığı diyagramı, küçük gruplarla odaklanmış çalışma teknikleri, deneyimli yöneticilere danışma ve mevzuat metinlerine başvurmadır. Son ikisi dikkat çekicidir. Yöneticiler sorunla karşılaştıklarında sistematik bir analiz yönteminden çok meslektaş deneyimine ve yazılı kurala yaslanmaktadır. Araştırmacılar bu nedenle yönetici adaylarının sorun çözme tekniklerini içeren bir yönetim eğitiminden geçmesini önermektedir.
Benzer bir tespit yaklaşık on beş yıl önce de yapılmıştır. İskender, Yaman ve Albayrak (2004), Problem Çözme Envanteri ile ölçtükleri yöneticilerin problem çözme becerilerini genel olarak yetersiz algıladığını bulmuştur. Envanter gerçek performansı değil kişinin kendi becerisine ilişkin algısını ölçtüğü için bu bulgu bir yeterlik ölçümü olarak değil, yöneticilerin kendilerini bu alanda güvensiz hissettiklerinin göstergesi olarak okunmalıdır. Yazarlar da hizmet öncesi ve hizmet içi eğitimde örnek olay ve beyin fırtınası gibi yöntemlerin kullanılmasını önermiştir.
İki araştırma arasındaki süreklilik önemlidir. Farklı dönemlerde ve farklı örneklemlerle yapılan çalışmalar, okul yöneticiliğine geçişte sorun çözme ve karar vermeye yönelik sistemli bir hazırlığın eksik kaldığına işaret etmektedir.
Sorunu Doğru Yere Koymak
Araştırmaların okul yöneticisine en açık mesajı, sorunların kaynağını ayırt etmenin önemidir. Bu yazıda ele alınan sorunlar kabaca üç gruba ayrılabilir:
- Okulun yetki alanındaki sorunlar: Veli ilgisizliği, okul içi iletişim ya da kaynakların okul içinde dağıtımı gibi sorunlar. Yöneticinin doğrudan müdahale edebileceği alan budur. Sorunun tanımlanması, nedenlerin balık kılçığı gibi araçlarla çözümlenmesi, öğretmenlerle birlikte seçenek üretilmesi ve uygulamanın sonradan değerlendirilmesi burada işe yarar.
- Okulun kısmen etkileyebildiği sorunlar: Norm kadro planlaması ya da donanım eksikliği gibi sorunlar. Kararı üst birim verse de okulun sağladığı verinin doğruluğu ve zamanlaması sonucu etkiler.
- Okulun yetki alanını aşan sorunlar: Program ve sınav sistemindeki sık değişiklikler, mevzuat, liyakat ve atama politikaları. Yöneticinin burada yapabileceği, sorunun okuldaki etkisini belgelemek ve ilgili birimlere aktarmaktır.
Bu ayrım, Karakütük ve Özdoğan Özbal’ın (2019) “çözülemeyen sorunlar” bulgusunu da anlamlı kılar. Yöneticinin çözemediği sorunların önemli bir kısmı, büyük olasılıkla onun çözme yetkisi bulunmayan sorunlardır. Bu nedenle yönetici yetiştirme programlarında yalnızca sorun çözme tekniklerinin öğretilmesi yeterli görünmemektedir. Yönetim süreçleri içinde sorunun hangi düzeye ait olduğunu belirleme ve onu ilgili düzeye taşıma becerisi de bu programların bir parçası olmalıdır.
Sonuç
Türkiye’de eğitim yöneticilerinin sorunlarına ilişkin araştırmalar, yöneticilerin en büyük güçlükleri eğitim sisteminin yapısında, mevzuatta, sık değişen program ve sınavlarda, planlama ve personel politikalarında gördüğünü ortaya koyuyor. Okul düzeyindeki ekonomik ve donanım sorunları ile norm kadro güçlükleri bu genel sorunların yerel karşılığıdır. Yöneticilerin sorun çözerken daha çok meslektaş deneyimine ve mevzuata dayandığı, kendi becerilerini de yetersiz algıladığı görülmektedir. Bu durum, yönetici yetiştirmede sorun çözme ve karar verme eğitiminin önemini gösterir.
Kaynakça
Gündüz, Y. ve Can, E. (2011). Öğretmenlerin eğitim sistemi ve uygulamalarına ilişkin güncel sorunları algılama düzeylerinin incelenmesi. Türk Eğitim Bilimleri Dergisi, 9(4), 745-774. https://openaccess.marmara.edu.tr/bitstreams/e1b85609-e90d-4e3c-839d-0163f8bda112/download
İskender, M., Yaman, E. ve Albayrak, G. (2004). İlköğretim okullarında etkin yöneticiler için bir gösterge: Problem çözme becerisi. M.Ü. Atatürk Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Dergisi, (20), 73-84. https://openaccess.marmara.edu.tr/bitstream/11424/3250/1/931-1808-1-SM.pdf
Karakütük, K. ve Özdoğan Özbal, E. (2019). Eğitim yöneticilerinin yaşadıkları sorunlar ile sorun çözmede kullandıkları teknikler. Millî Eğitim, 48(223), 33-60. https://avesis.ankara.edu.tr/yayin/5528e826-f635-4fd9-89da-6d21791fbf03
Karakütük, K., Özdoğan Özbal, E. ve Türedi, A. (2020). İnsan gücü planlaması kapsamında okullarda norm kadro uygulamalarıyla ilgili okul yöneticilerinin ve öğretmenlerin görüşleri. Abant İzzet Baysal Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 20(4), 1866-1880. https://doi.org/10.17240/aibuefd.2020.20.58249-632617
