Eğitim denetiminde etik, müfettişin ya da denetmenin okulu, öğretmeni ve dersi incelerken uyması beklenen ahlaki ilke ve davranış ölçütlerinin bütünüdür. Tarafsızlık, gizlilik, adalet, saygı ve mesleki yeterlik bu ölçütlerin çekirdeğini oluşturur. Konunun ayrı bir başlık olarak ele alınmasının nedeni, denetimin değerlendiren ile değerlendirilen arasında belirgin bir güç farkı yaratmasıdır.
Bu yazıda eğitim denetiminde etik ilkeler denetim sürecinin kendine özgü koşulları üzerinden ele alınmakta, Türkiye’de müfettiş davranışına ilişkin yapılmış araştırmaların bulguları özetlenmekte ve denetim elemanlarının sık karşılaştığı etik ikilemler tartışılmaktadır. Eğitim yönetiminde etiğin genel kuramsal çerçevesi bu yazının dışında bırakılmıştır. Okulda paylaşılan değerlere ilişkin daha geniş bir bakış için okul yöneticilerinin ve öğretmenlerin sahip olduğu değerler yazısına bakılabilir.
Denetimde Etik Neden Ayrı Bir Konudur?
Bir okul müdürü de öğretmenleri değerlendirir, ama müdür ile öğretmen her gün aynı binada çalışır ve aralarındaki ilişki uzun bir zamana yayılır. Müfettiş ise çoğu zaman okula sınırlı bir süre için gelir. Dersi birkaç saat izler, belgeleri inceler, birkaç görüşme yapar ve vardığı kanaati rapora geçirir. Bu kısa temasın sonuçları ise öğretmen için uzun soluklu olabilir. Denetim etiğini özel kılan da bu asimetridir: Az bilgiyle hüküm verme riski yüksektir ve hükmün bedelini hüküm verenden çok hüküm verilen öder.
İkinci bir gerilim denetimin çifte işlevinden doğar. Türkiye’de eğitim müfettişlerinin işleri arasında rehberlik ile denetim yan yana sayılır (Millî Eğitim Bakanlığı Eğitim Müfettişleri Yönetmeliği, 2022). Öğretmenin güçlüklerini açıkça paylaşmasını gerektiren rehberlik ile öğretmeni bir ölçüte göre değerlendirmeyi gerektiren denetim aynı kişide birleştiğinde, öğretmenin ne kadar açık davranacağı büyük ölçüde müfettişe duyduğu güvene bağlıdır. Bu güven de büyük ölçüde etik davranışla kurulur.
Denetim Sürecine Özgü Etik İlkeler
Etik ilkeler kâğıt üzerinde soyut görünür; denetimde ise her biri belirli bir anda sınanır. Sabancı ve Yücel’in (2014) önceki nitel bir çalışmaya dayanarak geliştirdiği ölçek, denetmen davranışını üç alanda toplar: insan ilişkileri, rehberlik ve iş başında yetiştirme; öğretmen ve ders denetimi; denetim sonrası değerlendirme. Aşağıdaki tablo beş temel ilkeyi denetimin bu anlarıyla ilişkilendirmektedir.
| İlke | Denetim sürecindeki karşılığı | İlkenin zedelendiği durumlara örnek |
|---|---|---|
| Tarafsızlık | Kanaatin gözlem ve belgeye dayanması; kişisel yakınlık ya da önyargının değerlendirmeye karışmaması | Tanıdık bir öğretmene farklı ölçüt uygulamak; önceki raporlara bakarak sonuca baştan karar vermek |
| Gizlilik | Görüşmelerde edinilen bilginin yalnızca denetimin amacı için kullanılması | Bir öğretmenin eksiklerini öğretmenler odasında ya da başka bir okulda anlatmak |
| Adalet | Benzer durumlara benzer ölçütlerin uygulanması; okulun koşullarının hesaba katılması | Kalabalık sınıfta ya da donanımı yetersiz bir okulda çalışan öğretmenden ideal koşullardaki sonuçları beklemek |
| Saygı | Öğretmenin mesleki kimliğini ve öğrencilerin önündeki konumunu korumak | Öğretmeni öğrencilerin yanında eleştirmek ya da dersin akışını gereksiz yere kesmek |
| Mesleki yeterlik | Müfettişin değerlendirdiği alanda ve güncel öğretim yöntemlerinde yeterli bilgiye sahip olması | Bilmediği bir alanın dersini yüzeysel ölçütlerle değerlendirmek; değişen öğretim programlarını izlememek |
Tablodaki ilkelerden mesleki yeterlik ilk bakışta etikten çok bir nitelik sorunu gibi görünebilir. Oysa yeterli bilgiye sahip olmadan başkasının mesleki çalışması hakkında hüküm vermek, sonucu ne olursa olsun etik bir sorundur. Uğurlu’nun (2010) araştırmasında öğretmenlerin müfettişlere en düşük puanı verdiği maddeler arasında “kendilerini yenileme” maddesinin de bulunması, öğretmenlerin bu bağlantıyı kurduğunu düşündürmektedir.
Türkiye’de Müfettiş Davranışına İlişkin Araştırmalar
Konuya ilişkin erken çalışmalardan biri Kahraman’ın (2003) Ankara Üniversitesinde hazırladığı yüksek lisans tezidir. Araştırmada yedi coğrafi bölgedeki 465 ilköğretim müfettişine anket gönderilmiş ve 286 müfettişten dönüş alınmıştır. Müfettişler, kendilerine sunulan beklenen davranışlar listesindeki maddelerin tamamını mesleklerinin etik ilkeleri olarak benimsemiştir. Ankara’nın üç ilçesindeki yönetici ve öğretmenlerden toplanan 391 geçerli yanıt ise müfettişlerin genel olarak bu ilkelere uygun davrandığını göstermiştir. Yöneticilerle öğretmenlerin görüşleri arasında anlamlı fark bulunmamıştır.
Sonraki çalışmalar daha temkinli bir tablo çizer. Uğurlu (2010), Adıyaman merkezindeki ilköğretim okullarından seçilen on okulda 284 öğretmenin görüşlerini incelemiş ve öğretmenlerin müfettişlerin etik davranışlarını genel olarak orta düzeyde bulduğunu saptamıştır. En düşük ortalamaları alan maddeler, müfettişin “öğretmenliğini unutmaması”, “tarafsız” ve “adaletli” olmasıyla ilgilidir. Denetimi gerekli bulan öğretmenlerin müfettişleri daha olumlu değerlendirmesi de dikkat çekicidir; etik algısı ile denetime duyulan genel tutum birbirinden bağımsız görünmemektedir. Araştırmada erkek öğretmenlerin müfettişleri kadın öğretmenlere göre daha olumlu değerlendirdiği de görülmüştür.
Sabancı ve Yücel (2014), Antalya’nın merkez ilçelerinde 2011–2012 eğitim öğretim yılında görev yapan ilköğretim öğretmenlerinin görüşlerine başvurmuştur. Öğretmenler, denetmenlerin insan ilişkileri, rehberlik ve iş başında yetiştirme alanındaki etik dışı davranışlarını düşük düzeyde, ders denetimi ve denetim sonrası değerlendirme alanlarındakileri ise orta düzeyde görmüştür. Başka bir ifadeyle öğretmenler, müfettişlerin kendilerine nasıl davrandığından çok, derslerini ve çalışmalarını nasıl değerlendirdiğinden kaygı duymaktadır. Branş öğretmenleri sınıf öğretmenlerine, 1–5 yıllık kıdeme sahip öğretmenler de 16–21 yıllık kıdeme sahip olanlara göre daha eleştirel bulunmuştur. Yazarlar, öğretmenlerle denetmenlerin etik beklentiler konusunda ortak bir anlayış geliştirmesini sorunun çözümü için önemli görür.
Bu çalışmalar farklı il, dönem ve örneklemlerde yapıldığından bulgularını bir eğilim gibi okumak doğru olmaz. Yine de ortak bir nokta vardır: Sorun daha çok değerlendirme anında, yani tarafsızlık ve adalet ilkelerinin sınandığı yerde yoğunlaşmaktadır.
Denetimde Karşılaşılan Etik İkilemler
Etik ikilem, iki doğru arasında seçim yapmak zorunda kalınan durumdur. Denetimde bunların bir kısmı görevin yapısından kaynaklanır.
Rehberlik mi, değerlendirme mi?
Bir öğretmen ön görüşmede sınıf yönetiminde zorlandığını açıkça anlatmış olsun. Müfettiş bu bilgiyi rehberlik için kullanabilir; aynı bilgi değerlendirme raporunda öğretmenin aleyhine de işleyebilir. Öğretmenin açıklığı cezalandırılırsa, bir sonraki denetimde hiçbir öğretmen güçlüğünü paylaşmaz. Bu ikilemi yönetmenin bir yolu, rehberlik amacıyla yapılan görüşmeleri değerlendirmeden ayırmak ve bu ayrımı öğretmene baştan söylemektir.
Gizlilik ile bildirme yükümlülüğü
Gizlilik mutlak bir ilke değildir. Bir öğrencinin güvenliğini tehlikeye atan ya da açık bir mevzuat ihlali oluşturan bir durumla karşılaşan müfettiş, öğretmenin kendisine güvenerek anlattıklarını saklı tutamaz. Burada etik davranış, gizliliğin sınırlarını görüşmenin başında belirsiz bırakmamaktır.
Yerel ilişkiler ve tarafsızlık
Eğitim müfettişleri il düzeyinde görev yapar; denetledikleri okullar çoğu zaman aynı ilin okullarıdır. Eski bir meslektaşın, bir yakının ya da çatışma yaşanmış bir yöneticinin okulunu denetlemek tarafsızlık açısından sorun doğurur. Mevzuat bazı durumlarda bu riski açıkça hesaba katar. Millî Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Yönetmeliği (2023), örneğin sınav kurulu başkan ve üyelerinin eşleri ve ikinci dereceye kadar yakınlarının girdiği sınavlarda görev almasını engeller (md. 12). Aynı yönetmelik müfettişlere Bakan ve Başkan dışında hiçbir makamın emir ve talimat veremeyeceğini hükme bağlar (md. 4). Bu hüküm bir bağımsızlık güvencesidir, fakat dış baskıdan korunmak kişisel yakınlıkların yarattığı etkiyi ortadan kaldırmaz. O durumda yapılacak şey, görevin başka bir meslektaşa devredilmesini istemektir.
Öğrenci başarısı üzerinden öğretmeni değerlendirmek
Öğrenci başarısı bir öğretmenin çalışması hakkında fikir verir, ama okulun sosyoekonomik çevresi, sınıf mevcudu ve öğrencilerin hazır bulunuşluğu bu başarıyı öğretmenden bağımsız biçimde etkiler. Sınav sonuçlarını bağlamından kopararak öğretmenin aleyhine kullanmak, adalet ilkesiyle bağdaşmaz.
Etik Denetim Kültürünü Güçlendirmek
Etik davranışı yalnızca bireysel erdeme bırakmak yeterli değildir. Denetim örgütü bu davranışı yetiştirme sürecinde de biçimlendirir. Millî Eğitim Bakanlığı Eğitim Müfettişleri Yönetmeliği (2022) müfettiş yardımcılarının rehberlik, denetim, araştırma ve soruşturma işlerini rehber müfettişlerle birlikte yürütmesini esas alır (md. 19). Mesleğe yeni giren bir müfettişin bir öğretmenle nasıl konuşulacağını, gizliliğin nasıl korunacağını ve tartışmalı bir kanaatin rapora nasıl yansıtılacağını gördüğü ilk örnekler, büyük ölçüde bu birlikte çalışma döneminde oluşur.
Araştırma bulguları birkaç somut öneriye de işaret eder. Değerlendirme ölçütlerinin denetimden önce öğretmenle paylaşılması tarafsızlık ve adalet algısını güçlendirebilir. Rapordaki olumsuz bir kanaatin dayandığı gözlem ve belgelerin açıkça yazılması, öğretmenin itiraz hakkını anlamlı kılar. Branş dışı derslerin değerlendirilmesinde alan bilgisi olan meslektaşlardan destek alınması mesleki yeterlik sorununu hafifletir. Sabancı ve Yücel’in (2014) vurguladığı ortak anlayış da ancak bu tür açık uygulamalarla kurulabilir.
Sonuç
Eğitim denetiminde etik, müfettişin kişisel dürüstlüğünden ibaret değildir; gücün kullanılma biçimiyle ilgilidir. Türkiye’de yapılan araştırmalar, öğretmenlerin müfettişlerin insan ilişkilerinden çok değerlendirme süreçlerindeki tarafsızlık ve adaletten kaygı duyduğunu göstermektedir. Bu nedenle etik tartışmanın odağında, denetimin sonunda verilen hükmün nasıl oluştuğu ve öğretmene nasıl açıklandığı yer almalıdır.
Kaynakça
Kahraman, N. (2003). İlköğretim müfettişlerinin mesleki etik ilkeleri ve bu etik ilkelere uyma düzeyleri [Yüksek lisans tezi, Ankara Üniversitesi]. https://acikbilim.yok.gov.tr/handle/20.500.12812/86567
Millî Eğitim Bakanlığı Eğitim Müfettişleri Yönetmeliği. (2022, 1 Mart). Resmî Gazete (Sayı: 31765). https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/yonetmelikler/milli-egitim-bakanligi-egitim-mufettisleri-yonetmeligi
Millî Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Yönetmeliği. (2023, 11 Nisan). Resmî Gazete (Sayı: 32160). https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/yonetmelikler/milli-egitim-bakanligi-teftis-kurulu-yonetmeligi-4
Sabancı, A., ve Yücel, E. (2014). Öğretmenlerin görüşlerine göre denetmenlerin etik dışı davranma düzeyleri. e-Uluslararası Eğitim Araştırmaları Dergisi, 5(2), 1–19. https://doi.org/10.19160/e-ijer.77381
Uğurlu, C. T. (2010). Öğretmenlerin eğitim müfettişlerinin etik davranışlarına ilişkin görüşleri. e-Uluslararası Eğitim Araştırmaları Dergisi, 1(2), 66–78. https://www.e-ijer.com/tr/download/article-file/89717
