pandemi-surecinin-cocuklar-ve-anneleri-uzerinde-psikososyal-acidan-etkisi
pandemi-surecinin-cocuklar-ve-anneleri-uzerinde-psikososyal-acidan-etkisi

Pandemi Sürecinin Okul Öncesi Çocuklar ve Anneleri Üzerindeki Psikososyal Etkisi

Pandeminin çocuklara psikososyal etkisi, COVID-19 salgını döneminde okulların kapanması, evde geçen sürenin uzaması ve belirsizlik ortamının çocukların duygularına, günlük rutinlerine ve aile içi iletişime yansımasını ifade eder. Okul öncesi dönemdeki çocuklar bu süreci büyük ölçüde anneleri ve babaları aracılığıyla yaşadığından, ebeveynlerin, özellikle de çocukla en çok vakit geçiren annelerin durumu bu etkinin ayrılmaz bir parçasıdır.

Bu yazıda okul kapanmalarının dünya genelindeki boyutu, Kars’ta okul öncesi dönemde çocuğu olan 32 anneyle yapılan bir araştırmanın bulguları, okul kapanmalarının çocukların ruh sağlığı ve sağlıkla ilgili davranışlarıyla ilişkisini inceleyen sistematik bir derleme ve bu bulguların okul öncesi eğitim açısından anlamı ele alınmaktadır. Eğitimin çocuğun gelişimindeki yeri için eğitimin önemi ve faydaları yazısına da bakılabilir.

Okul Kapanmalarının Boyutu

UNICEF’in (2021) salgının ilk yılını değerlendiren raporuna göre dünyada 168 milyondan fazla çocuğun okulu yaklaşık bir yıl boyunca tamamen kapalı kalmıştır. Yaklaşık 214 milyon çocuk, yani her yedi çocuktan biri, yüz yüze eğitimin dörtte üçünden fazlasını kaçırmıştır. Analiz okul öncesinden ortaöğretimin sonuna kadar tüm kademeleri kapsamaktadır. UNICEF, okullar yeniden açılırken telafi eğitimi, sağlık ve beslenme hizmetlerinin yanı sıra çocukların gelişimini ve iyi oluşunu desteklemek için ruh sağlığı ve çocuk koruma hizmetlerinin de okullarda sunulması çağrısında bulunmuştur.

Bu çağrı, okulun çocuklar için yalnızca bir öğrenme yeri olmadığını hatırlatır. Okul öncesi eğitim kurumları, çocuğun akranlarıyla oyun oynadığı, ailesi dışındaki yetişkinlerle ilişki kurduğu ve gününün belli bir düzene oturduğu yerlerdir. Kapanmalarla birlikte bu işlevlerin önemli bir kısmı aileye kalmıştır.

Kars’ta 32 Anneyle Yapılan Araştırma

Tuzcuoğlu ve diğerleri (2021), pandeminin okul öncesi dönemdeki çocuklar ve anneleri üzerindeki psikososyal etkisini annelerin görüşlerine dayanarak incelemiştir. Psikososyal boyut, günlük rutindeki değişikliklere bağlı duygular ve anne-çocuk iletişimiyle sınırlandırılmıştır. Çalışma grubu Kars Merkez’de yaşayan ve 48-72 aylık çocuğu olan 32 anneden oluşmaktadır. Araştırmaya babalar da davet edilmiş, ancak yalnızca anneler gönüllü olmuştur. Annelerin 27’si ev hanımıdır. Veriler 15 Aralık 2020 ile 26 Şubat 2021 arasında çevrim içi ortamda yapılan, dokuz sorulu yarı yapılandırılmış görüşmelerle toplanmış ve betimsel analizle çözümlenmiştir.

Annelerin Yaşadıkları

Görüşülen annelerin tamamı süreçte olumsuz duygular yaşadığını belirtmiştir. En sık dile getirilenler aile üyelerini ve yakınlarını kaybetme korkusu (20), korku, kaygı ve endişe (19), gelecek kaygısı (16) ve belirsizlik duygusudur (13). Anneler salgınla ilgili bilgiyi en çok internet siteleri ve televizyondan edinmiştir.

Anne-Çocuk İletişimi

Annelerin çoğu çocuklarıyla salgın hakkında sık sık ya da gerektiğinde konuştuğunu söylemiştir. Çocukların en çok hastalık, maske, salgının ne zaman biteceği ve okulların ne zaman açılacağı üzerine sorular sorduğu görülmektedir. Çocuğu rahatlatmak için annelerin 12’si birlikte etkinlik yapmayı tercih ederken 11’i bir şey yapmadığını, 9’u ise çocuğa konuyu düşünmemesini söylediğini belirtmiştir. Annelerin 14’ü haberleri çocuğun yanında yoğun biçimde izlediğini ifade etmiştir. Yazarlar, çocuğu rahatlatmada bilinçli olmayan yaklaşımların yaygın olduğunu ve çocuğun yanında aşırı haber izlemenin ona zarar verebileceğini vurgulamaktadır.

Çocuklarda Gözlenen Değişiklikler

Annelerin anlatımına göre çocukların günlük yaşamındaki en belirgin değişiklikler okul saatleri ve internet kullanım süresindedir. Çocukların günlük teknoloji kullanımı ortalama iki saatin üzerindedir ve 32 çocuğun 10’u günde üç saat ya da daha fazla ekran karşısında vakit geçirmektedir.

Tablo 1. Annelerin çocuklarında gözlediği başlıca değişiklikler (Tuzcuoğlu ve diğerleri, 2021)
AlanGözlenen değişiklik (f)
Günlük rutinOkul saatinde değişiklik (17), internet kullanım süresinde değişiklik (17), oyun etkinliğinde değişiklik (14), oyun saatinde değişiklik (12), uyku saatinde değişiklik (11), yemek saatinde değişiklik (8)
Duygusal ve davranışsal tepkilerSürekli televizyon izleme isteği (17), sürekli el yıkama (15), ebeveynden ayrılmak istememe (13), sürekli ağlama (9), huzursuzluk ve sinirlilik (9), ürkeklik ya da korkular (7), hastalanma korkusu (7), salgınla ilgili abartılı hikâyeler anlatma (6)

Bulgular, araştırmacıların ifadesiyle salgının hem annelerin hem de çocukların psikososyal durumunu olumsuz etkilediğini göstermektedir. Etkiler günlük rutinde, anne-çocuk iletişiminde ve çocukların duygusal tepkilerinde gözlenmiştir. Ancak bu sonuçlar tek bir ildeki 32 annenin bildirimlerine dayanan nitel bir çalışmadan elde edilmiştir; veriler çocukların doğrudan gözlenmesine değil, annelerin görüşmelerdeki anlatımlarına dayanmaktadır. Bu nedenle bulgular genellenemez.

Uluslararası Kanıtlarla Birlikte Değerlendirme

Viner ve diğerleri (2022), salgının ilk dalgasında (Şubat-Temmuz 2020) okul kapanmalarını da içeren kısıtlamaların çocuk ve ergenlerin ruh sağlığı ile sağlık davranışlarıyla ilişkisini sistematik bir derlemeyle incelemiştir. On bir ülkeden 36 çalışmanın bir araya getirildiği derlemede, çalışmalara göre çocuk ve ergenlerin yüzde 18 ile 60’ı psikolojik güçlükler açısından risk eşiğinin üzerinde puan almıştır. Ekran süresinde ve sosyal medya kullanımında artış, fiziksel etkinlikte ise azalma bildirilmiştir. Uyku ve beslenmeye ilişkin kanıtlar ise kesin sonuç vermeye yetmemiştir.

Derlemenin sınırlılıkları da önemlidir. Çalışmaların yaklaşık yüzde 58’i kesitseldir ve eldeki veriler, okul kapanmasının etkisini genel sokağa çıkma kısıtlamalarının etkisinden ayırmaya olanak vermemektedir. Kars araştırmasında annelerin en sık dile getirdiği değişikliklerin ekran ve internet kullanımıyla ilgili olması, bu uluslararası bulgularla uyumludur.

Okul Öncesi Eğitim Açısından Çıkarımlar

Tuzcuoğlu ve diğerleri (2021), bulgularından hareketle şu önerilerde bulunmaktadır:

  • Salgının çocuklar üzerindeki duygusal ve sosyal etkisini azaltmaya yönelik programlar geliştirilmesi.
  • Sosyal medya ve televizyon yayınlarının aileleri ve çocukları bilinçlendirecek biçimde hazırlanması.
  • Ebeveynlere yönelik destek hizmetleri sunulması ve psikolog, çocuk gelişimi uzmanı, çocuk doktoru, sosyal hizmet uzmanı ile eğitimcilerin iş birliği yapması.
  • Millî Eğitim Bakanlığının çocuklara yönelik bilgilendirme çalışmalarını yaygınlaştırması ve öğretmenleri bu konuda bilgilendirmesi.
  • Etkilerin kalıcılığının daha geniş örneklemlerle ve uzun süreli izleme çalışmalarıyla araştırılması.

Bu öneriler okul öncesi öğretmenleri ve kurum yöneticileri için de yol gösterir. Annelerin bildirdiği ebeveynden ayrılmak istememe, günlük rutindeki değişiklikler ve artan ekran süresi, okula dönüş döneminde öğretmenin dikkat etmesi gereken konular arasında sayılabilir. Okul kapalıyken de açıkken de öğretmenin aileyle düzenli iletişimi, çocuğun evdeki durumundan haberdar olmanın başlıca yoludur. Okul öncesi dönemle ilgili lisansüstü çalışmalar için tez özetleri bölümüne de bakılabilir.

Sonuç

Salgın döneminde okul öncesi kurumların kapanması, çocukların gündelik düzenini ve sosyal çevresini daraltmış, bu dönemde çocuğun yanında en çok bulunan anneler de korku ve belirsizlikle baş etmek zorunda kalmıştır. Kars’taki araştırma ekran süresindeki artışı, ebeveynden ayrılmak istememeyi ve el yıkamayla ilgili kaygıları öne çıkarırken uluslararası derleme de ekran süresinde artışa ve ruh sağlığı göstergelerinde olumsuz yönde değişime işaret etmektedir. Kars araştırmasının yazarları da bu etkilerin aile, okul ve farklı alanlardaki uzmanların iş birliğiyle ele alınması gerektiğini vurgulamaktadır.

Kaynakça

Tuzcuoğlu, N., Aydın, D. ve Balaban, S. (2021). Pandemi döneminde okul öncesi dönem çocukları ve annelerinin psikososyal açıdan etkilenme durumunun anne görüşleri doğrultusunda incelenmesi. Temel Eğitim Araştırmaları Dergisi, 1(1), 1–13. https://doi.org/10.29228/mutead.1

UNICEF. (2021). COVID-19 and school closures: One year of education disruption. https://data.unicef.org/resources/one-year-of-covid-19-and-school-closures/

Viner, R., Russell, S., Saulle, R., Croker, H., Stansfield, C., Packer, J., Nicholls, D., Goddings, A.-L., Bonell, C., Hudson, L., Hope, S., Ward, J., Schwalbe, N., Morgan, A. ve Minozzi, S. (2022). School closures during social lockdown and mental health, health behaviors, and well-being among children and adolescents during the first COVID-19 wave: A systematic review. JAMA Pediatrics, 176(4), 400–409. https://doi.org/10.1001/jamapediatrics.2021.5840

Bunu da okuyun

Öğretmenlerin mesleki gelişimi: etkili model, mevzuat ve okul temelli uygulama başlıklı EYTPE kapak görseli

Öğretmenlerin Mesleki Gelişimi: Etkili Model, Mevzuat ve Okul Temelli Uygulama

Öğretmenlerin mesleki gelişimi nasıl etkili olur? Desimone ve Darling-Hammond çerçeveleri, Öğretmenlik Meslek Kanunu ve TALIS 2018 Türkiye bulguları.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir