Yönetim ve liderlik, gündelik dilde çoğu zaman birbirinin yerine kullanılan iki kavramdır. Oysa örgüt kuramında bu iki kavram arasındaki ayrım uzun süredir tartışılmaktadır. Genel kabul gören yaklaşıma göre yönetim, örgütün mevcut düzenini etkili ve verimli biçimde sürdürmekle; liderlik ise örgütü bir değişime yöneltmek ve insanları bu değişim için harekete geçirmekle ilgilidir. Bu ayrım, okul müdürlerinin rolünü anlamak için de önemlidir: Bir müdürden hem okulun işleyişini aksatmadan sürdürmesi hem de okulu geliştirmesi beklenir.
Bu yazıda yönetim ile liderlik arasındaki ayrımı ortaya koyan başlıca yaklaşımlar, bu ayrımın eğitim yönetimindeki yansımaları ve okul müdürü açısından anlamı ele alınmaktadır. Konu, yönetim kuramları ve yönetim tarzları yazılarıyla birlikte okunabilir.
Zaleznik: Yöneticiler ve Liderler Farklı mıdır?
Yönetim ile liderliği keskin biçimde ayıran ilk etkili metinlerden biri, Abraham Zaleznik’in 1977’de Harvard Business Review’da yayımlanan “Managers and Leaders: Are They Different?” başlıklı makalesidir. Zaleznik (1977/2004), yöneticileri istikrar, denetim ve uzlaşmaya odaklanan, süreçlere önem veren kişiler olarak tanımlar. Liderler ise işin özüne, değişime ve yeni çözümlere daha duyarlıdır.
Zaleznik’in yaklaşımı, yönetici ile lideri farklı kişilik yapılarına sahip iki ayrı insan tipi olarak görmesi nedeniyle eleştirilmiştir. Ancak makale, örgütlerin yalnızca iyi işleyen süreçlerle değil, yön gösteren bir vizyonla da ayakta kaldığı düşüncesini yönetim yazınına yerleştirmiştir.
Kotter: Karmaşıklıkla Başa Çıkmak ve Değişimle Başa Çıkmak
John P. Kotter’ın ilk kez 1990’da yayımlanan “What Leaders Really Do” makalesi, ayrımı kişilik tiplerinden çok işlevler üzerinden kurar. Kotter’a (1990/2001) göre yönetim karmaşıklıkla, liderlik ise değişimle başa çıkmakla ilgilidir. Büyük örgütler karmaşıktır; iyi yönetim olmadan düzen ve tutarlılık kaybolur. Değişen bir çevrede ise örgütün ayakta kalması, yönünü yenileyebilmesine bağlıdır ve bu liderliğin işidir.
Kotter, iki işlevi üç eş etkinlik üzerinden karşılaştırır:
| Yönetim (karmaşıklıkla başa çıkma) | Liderlik (değişimle başa çıkma) |
|---|---|
| Planlama ve bütçeleme: Yakın dönem için hedefler, adımlar ve kaynaklar belirlenir. | Yön belirleme: Uzun vadeli bir vizyon ve bu vizyona ulaştıracak değişim stratejileri geliştirilir. |
| Örgütleme ve kadrolama: Planı uygulayacak yapı kurulur, görevler tanımlanır ve kişilere dağıtılır. | İnsanları aynı yöne yöneltme: Yeni yön örgütün her kademesine anlatılır; insanların bu yöne birlikte yönelmesi sağlanır. |
| Denetim ve sorun çözme: Sonuçlar planla karşılaştırılır, sapmalar belirlenip düzeltilir. | Motive etme ve esinlendirme: İnsanların temel ihtiyaçlarına seslenilerek engelleri aşmaları için enerji sağlanır. |
Kotter’ın yaklaşımının en önemli yönü, iki işlevi birbirinin alternatifi olarak değil, tamamlayıcısı olarak görmesidir. Ona göre güçlü liderlik ile zayıf yönetimin birleşimi, güçlü yönetim ile zayıf liderliğin birleşiminden daha iyi değildir. Örgütlerin ihtiyacı istikrar ile değişim arasında bir denge kurmaktır.
Eğitim Yönetiminde Ayrımın Yansıması
Eğitim yönetimi yazınında da benzer bir ayrım yapılır. Bush (2007), Cuban’ın (1988) liderliği değişimle, yönetimi ise sürdürme etkinliğiyle ilişkilendiren tanımına dikkat çeker. Cuban’a göre yönetmek, mevcut örgütsel düzenlemeleri etkili ve verimli biçimde sürdürmektir. Ancak Cuban her iki işlevi de değerli bulur ve birini diğerinden üstün görmez.
Bush (2007), okulların etkili işleyebilmesi için liderlik ile yönetime eşit önem verilmesi gerektiğini savunur. Bu görüşünü, liderlik ile yönetimin birbirinden farklı ama ikisinin de önemli olduğunu belirten Bolman ve Deal’ın (1997) değerlendirmesiyle destekler. Bush, aynı çalışmada Day ve arkadaşlarının (2001) etkili okullar üzerine yaptığı araştırmaya da değinir: Bu araştırmada yönetim sistemler ve belge işleriyle, liderlik ise insanların geliştirilmesiyle ilişkilendirilmiştir.
Eğitim yönetimi açısından bu tartışmanın pratik bir sonucu vardır. Liderliği yüceltip yönetimi küçümseyen bir anlayış, okulların gündelik işleyişini, yani ders çizelgesini, kaynakların dağılımını, kayıtları ve mevzuata uygunluğu ihmal etme riski taşır. Tersine, yalnızca yönetime odaklanan bir müdür ise okulu düzenli ama yerinde sayan bir kuruma dönüştürebilir.
Okul Müdürü: Hem Yönetici Hem Lider
Türkiye’de okul müdürünün görev tanımı büyük ölçüde yönetsel işlevler üzerine kuruludur: personel işleri, bütçe ve harcama, yazışmalar, denetim ve raporlama. Bu işlevler, okulun yasal ve örgütsel olarak işlemesi için vazgeçilmezdir. Ancak okulun öğrenme ortamını geliştirmek, öğretmenleri ortak bir amaç etrafında toplamak ve değişen ihtiyaçlara yanıt vermek, liderlik işlevlerini gerektirir.
Kotter’ın çerçevesi okul bağlamına şöyle uyarlanabilir:
- Planlama ve yön belirleme: Yıllık çalışma planını hazırlamak yönetsel bir işlevdir. Bu planın okulun hangi sorununu çözeceğini ve okulu nereye taşıyacağını belirlemek ise liderlik gerektirir.
- Örgütleme ve aynı yöne yöneltme: Ders dağılımını yapmak ve komisyonları kurmak yönetsel bir iştir. Öğretmenlerin bu yapıların amacını benimsemesini sağlamak liderliğin konusudur.
- Denetim ve esinlendirme: Ders denetimi yapmak ve sonuçları raporlamak yönetimin parçasıdır. Denetimi öğretmenin gelişimine dönüştürmek ve öğretmeni harekete geçirmek ise liderlik ister. Eğitimde denetim yazılarında ele alınan çağdaş denetim yaklaşımları bu noktada iki işlevi birleştirir.
Ayrıma Yöneltilen Eleştiriler
Yönetim ile liderlik ayrımı yaygın kabul görse de bazı açılardan eleştirilir. Birincisi, ayrım kuramsal düzeyde açık olsa da uygulamada iki işlev çoğu zaman aynı kişide ve aynı anda bir arada bulunur. Bir müdürün bütçe kararı aynı zamanda okulun önceliklerine ilişkin bir yön belirleme kararıdır. İkincisi, liderliğin “değişim”, yönetimin “sürdürme” ile özdeşleştirilmesi, yönetimi ikincil bir etkinlik gibi gösterme riski taşır. Kotter ve Cuban’ın her iki işlevin değerine yaptığı vurgu, bu riske karşı bir uyarıdır. Üçüncüsü, Zaleznik’in yaklaşımında olduğu gibi yönetici ile lideri farklı insan tipleri olarak görmek, liderliğin öğrenilebilir ve geliştirilebilir bir işlev olduğu düşüncesiyle çelişir.
Sonuç
Yönetim ile liderlik arasındaki fark, bir unvan ya da kişilik farkından çok bir işlev farkıdır. Yönetim örgütün düzenini ve tutarlılığını sağlar; liderlik ise örgüte yön verir ve onu değişime hazırlar. Kotter’ın vurguladığı gibi ikisinden biri olmadan diğeri yetersiz kalır.
Okul müdürleri açısından asıl soru, yönetici mi lider mi olmaları gerektiği değil, iki işlev arasındaki dengeyi nasıl kuracaklarıdır. Yönetsel işlerin yoğunluğu çoğu zaman liderlik işlevlerine zaman bırakmaz. Bu nedenle okul müdürlerinin rutin işlerini örgütleyebilmesi ve devredebilmesi, liderlik yapabilmesinin de ön koşuludur.
Kaynakça
Bush, T. (2007). Educational leadership and management: Theory, policy and practice. South African Journal of Education, 27(3), 391–406. https://doi.org/10.4314/saje.v27i3.25107
Kotter, J. P. (2001). What leaders really do. Harvard Business Review (Best of HBR). (Özgün eser 1990’da yayımlanmıştır.) https://bsc.hks.harvard.edu/files/2023/04/kotter_what_leaders_really_do_hbr_2001.pdf
Zaleznik, A. (2004). Managers and leaders: Are they different? Harvard Business Review, 82(1), 74–81. (Özgün eser 1977’de yayımlanmıştır.)
Not: Cuban (1988), Bolman ve Deal (1997) ve Day ve arkadaşları (2001), Bush (2007) içinde yapılan atıflar üzerinden aktarılmıştır.
