Gölge eğitim, öğrencilerin okulda gördükleri derslere ek olarak aileleri tarafından ücret ödenerek aldıkları özel ders, kurs ve benzeri akademik destek hizmetlerinin genel adıdır. Kavram, bu hizmetlerin okul sisteminin yanında ve onun biçimini izleyerek var olmasına gönderme yapar: okulda öğretilen değiştikçe gölgedeki de değişir.
Bu yazıda gölge eğitim kavramının uluslararası literatürdeki yeri, Türkiye’de dershanelerden özel öğretim kurslarına uzanan kurumsal dönüşüm, Millî Eğitim Bakanlığının ücretsiz destekleme ve yetiştirme kursları ve özel ders harcamalarının hane bütçesi ile fırsat eşitliği açısından taşıdığı anlam ele alınmaktadır. Konunun ekonomik arka planı için eğitim ekonomisinin temel kavramları yazısına bakılabilir.
Kavramın Kökeni: Bray ve “Gölge Eğitim Sistemi”
Okul dışında ücretli ders almak yeni bir alışkanlık değildir; ancak bunun eğitim planlamasının ciddiye alması gereken bir olgu olarak tartışılması görece yenidir. İngilizce literatürde “shadow education” ifadesini erken kullanan çalışmalardan biri, Stevenson ve Baker’ın (1992) Japonya’da üniversiteye geçiş sürecini inceleyen araştırmasıdır. Yazarlar, Japon öğrencilerin okul dışındaki hazırlık etkinliklerini, örgün eğitimin öğrencileri üst kademelere dağıtma işleviyle birlikte ele almıştır.
Kavramı eğitim planlamacılarının gündemine taşıyan ise UNESCO Uluslararası Eğitim Planlaması Enstitüsünün (IIEP) “Fundamentals of Educational Planning” dizisinin 61. kitabı olarak yayımlanan çalışmasıyla Mark Bray olmuştur (Bray, 1999). Bray, özel dersin pek çok ülkede varlığı neredeyse hiç sorgulanmayacak ölçüde olağanlaştığını belirtir ve olgunun hem olumlu hem olumsuz yönlerinin incelenmesi gerektiğini savunur. Çalışma, özel dersin yaygınlaşmasının kamusal okulun gerçekten parasız olup olmadığı sorusunu gündeme getirdiğine ve toplumsal eşitsizlik ile ekonomik kalkınma üzerinde sonuçlar doğurabileceğine dikkat çeker.
“Gölge” benzetmesinin gerekçesi Bray’in sonraki çalışmalarında açıkça ifade edilir. Bray ve Hajar (2022), bu adlandırmanın özel derslerin içeriğinin büyük ölçüde okulun içeriğini taklit etmesinden kaynaklandığını; okulda müfredat değiştiğinde gölgedeki derslerin de buna göre değiştiğini belirtir. Bu nedenle gölge eğitim, örgün eğitimden bağımsız bir alternatif okul türü değil, okulun varlığına bağlı ve onu tamamlamaya yönelik bir piyasadır. Literatürde bu alanda kullanılan “özel tamamlayıcı ders” (private supplementary tutoring) ifadesi de aynı iki niteliği, yani ücretli olmayı ve okulu tamamlamayı vurgular.
Türkiye’de Dershaneden Özel Öğretim Kursuna
Türkiye’de gölge eğitimin en görünür biçimi uzun süre dershaneler olmuştur. Tansel ve Bircan (2006), bu kurumların özellikle rekabetçi üniversiteye giriş sınavına hazırlık amacıyla yaygınlaştığını, Türkçede “dershane” adıyla anıldığını belirtir ve çalışmalarını Türkiye’de özel ders harcamaları üzerine yapılmış ilk araştırma olarak tanımlar. Dershaneler, 2007 tarihli 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında birer özel öğretim kurumu olarak faaliyet gösteriyordu.
Bu yapıyı değiştirmeye yönelik ilk büyük adım, 1 Mart 2014 tarihli 6528 sayılı Kanunla atıldı. Kanun, 5580 sayılı Kanunda değişiklik yaparak dershanelerin ve öğrenci etüt eğitim merkezlerinin özel okula dönüşmesini öngören bir dönüşüm programı getirdi ve faal dershanelerin eğitim faaliyetlerinin 1 Eylül 2015 tarihine kadar sürebileceğini hükme bağladı. Bakanlığın 2014/7 sayılı Genelgesi de dönüşüm programına katılmayan kurumların faaliyetlerine 1 Eylül 2015’te son verileceğini duyurdu (Millî Eğitim Bakanlığı [MEB], 2014b).
Süreç bu tarihe ulaşmadan yargıya taşındı. Anayasa Mahkemesi 13 Temmuz 2015 tarihli kararıyla, 5580 sayılı Kanundaki dershanelere ilişkin ibareleri ve 1 Eylül 2015 sınırını içeren geçici madde hükmünü Anayasanın 13, 42 ve 48. maddelerine aykırı bularak iptal etti; karar 24 Temmuz 2015 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı (Anayasa Mahkemesi, 2015). Bakanlık bunun ardından Ağustos 2015’te Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliğinde değişiklik yaptı. Yeni düzenlemede “dershane” ibaresine yer verilmedi; bunun yerine en fazla üç bilim grubunda eğitim verebilen “özel öğretim kursu” kategorisi tanımlandı. Programların haftada en az 3, en çok 8 ders saati olması, sınıf mevcudunun 16 öğrenciyi geçmemesi ve zorunlu eğitim çağındaki öğrencilere yönelik eğitimin 07.00–19.00 saatleri arasında yapılması kural hâline getirildi (MEB, 2015).
Dönüşüm programı kapsamında açılan özel ortaöğretim okulları “temel lise” olarak anıldı. 5580 sayılı Kanundaki tanım, dönüşüm programına alınan kurumlardan açılan bu okulların 2018-2019 eğitim-öğretim yılının sonuna kadar faaliyet göstermesini öngörüyordu (Özel Öğretim Kurumları Kanunu, 2007). Özel öğretim kursları ise 2016’da 676 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile yeniden tanımlandı ve tek bir bilim grubunda eğitim veren kurumlar hâline getirildi; düzenleme 2018’de 7070 sayılı Kanunla aynen kabul edildi. Bakanlık Ocak 2019’da temel liselerin 2018-2019 öğretim yılı sonunda kapanacağını, özel öğretim kurslarının da 2019-2020 öğretim yılından itibaren kapatılacağını duyurdu (MEB, 2019). Buna karşın Kanunun yürürlükteki metni, Haziran 2019’da 7180 sayılı Kanunla değiştirilen kurum tanımında da özel öğretim kurslarını özel öğretim kurumları arasında saymayı sürdürmektedir (Özel Öğretim Kurumları Kanunu, 2007).
| Tarih | Düzenleme | İçerik |
|---|---|---|
| 1 Mart 2014 | 6528 sayılı Kanun | Dershanelerin özel okula dönüşümü; faal dershanelere 1 Eylül 2015’e kadar süre |
| 18 Nisan 2014 | MEB 2014/7 sayılı Genelge | Dönüşüm başvuruları ve takvimi |
| 23 Eylül 2014 | Destekleme ve Yetiştirme Kursları Yönergesi | Örgün ve yaygın eğitimi destekleyen kamu kursları |
| 13 Temmuz 2015 | Anayasa Mahkemesi kararı (E. 2014/88, K. 2015/68) | Dershanelere ilişkin hükümlerin iptali |
| Ağustos 2015 | Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği değişikliği | “Özel öğretim kursu” kategorisi; dershane ibaresinin kaldırılması |
| 3 Ekim 2016 | 676 sayılı KHK (2018’de 7070 sayılı Kanunla kabul) | Özel öğretim kurslarının tek bilim grubuyla sınırlandırılması |
| 2018-2019 sonu | 5580 sayılı Kanun ve MEB duyurusu | Temel liselerin kapanması |
Devletin Cevabı: Destekleme ve Yetiştirme Kursları
Dershanelere yönelik düzenlemeyle eş zamanlı olarak Bakanlık, okul dışı destek ihtiyacını kamu eliyle karşılamaya dönük bir uygulama başlattı. Millî Eğitim Bakanlığı Örgün ve Yaygın Eğitimi Destekleme ve Yetiştirme Kursları Yönergesi, 23 Eylül 2014 tarihli Makam Onayı ile yürürlüğe girdi (MEB, 2014a). Bakanlığın 2019 tarihli açıklamasına göre bu kurslar, örgün eğitim çağındaki öğrencilere okullarda, mezunlara ise halk eğitim merkezlerinde ücretsiz olarak sunulmaktadır (MEB, 2019).
Bu kurslar gölge eğitim literatürü açısından ilginç bir örnektir. Sınava hazırlık talebi ortadan kalkmadığı için devlet, bu talebi yasaklamak yerine kısmen kendi bünyesine almayı denemiştir. Ücretsiz olması, kursları özellikle düşük gelirli aileler için erişilebilir kılar. Öte yandan aynı okulun öğretmenleri tarafından, aynı binada ve okul saatleri dışında verilen bir eğitimin okul içi öğretimden ne ölçüde farklılaşabildiği, okul yöneticileri için üzerinde düşünülmesi gereken bir sorudur. Kursların planlanması, öğretmen görevlendirmesi ve devamın izlenmesi okul yönetiminin iş yükünü de doğrudan etkiler.
Hane Bütçesi ve Fırsat Eşitliği
Gölge eğitimin eğitim ekonomisi açısından önemi, kamunun parasız sunduğu hizmetin yanında ailelerin cebinden yapılan ve resmî eğitim bütçelerinde görünmeyen bir harcama kalemi yaratmasıdır. Tansel ve Bircan (2006), 1994 Hane Halkı Harcama Anketi verilerini Tobit modeliyle çözümledikleri çalışmalarında özel ders harcamalarının belirleyicilerini incelemiştir. Çalışmanın tartışma metni sürümünde raporlanan bulgulara göre toplam hane harcaması arttıkça özel ders harcaması daha hızlı artmakta, bu da özel dersin hane bütçesinde bir lüks mal gibi davrandığını göstermektedir. Annenin ve babanın eğitim düzeyi yükseldikçe harcama artmakta, kentte yaşayan haneler kırsaldakilerden daha fazla harcamaktadır. Dershaneye çocuk gönderen ailelerin bu kaleme gelirlerinin ortalama yüzde 1 ile 15’i arasında bir pay ayırdığı tahmin edilmiştir (Tansel ve Bircan, 2004).
Bu bulgular, gölge eğitimin kuşaklar arası eşitsizliği yeniden üretebileceği kaygısını destekler. Tansel ve Bircan (2004), özel ders harcamasının ebeveyn eğitimiyle ilişkisinin eğitimin kuşaklar arası dağılımında hakkaniyetsizlik doğurduğunu vurgular. Daha varlıklı ve eğitimli ailelerin çocukları, okulun sunduğuna ek bir öğrenme süresi ve sınav hazırlığı satın alarak seçici sınavlarda avantaj elde edebilir. Bray’in (1999) kamusal okulun gerçekten parasız olup olmadığı sorusu, Türkiye bağlamında tam olarak bu noktaya işaret eder. Yine de söz konusu verilerin 1994 yılına ait olduğu ve kesitsel ilişkileri gösterdiği, dolayısıyla bugünkü harcama düzeyleri hakkında doğrudan bir sonuç vermediği unutulmamalıdır.
Okul yöneticisi açısından gölge eğitim, okulun denetim alanı dışında kalsa da okulun içindeki gündelik hayatı etkiler. Sınav dönemlerinde devamsızlığın artması, öğrencilerin okul derslerini dershane ya da kurs programına göre önceliklendirmesi ve velilerin okuldan sınav odaklı bir hazırlık beklemesi bu etkinin bilinen görünümleridir. Eğitim planlaması açısından da gölge eğitimin büyüklüğü, okul sisteminin ailelerin beklentilerini ne ölçüde karşıladığına ilişkin dolaylı bir gösterge olarak okunabilir.
Sonuç
Gölge eğitim, okulun yanında ve onu izleyerek büyüyen ücretli bir destek piyasasıdır. Türkiye’de bu piyasa uzun süre dershaneler üzerinden işlemiş; 2014’te başlayan dönüşüm, 2015’teki Anayasa Mahkemesi kararı ve ardından gelen düzenlemelerle kurumsal biçim birkaç kez değişmiştir. Bakanlığın ücretsiz destekleme ve yetiştirme kursları talebi kamu eliyle karşılama girişimidir. Biçim değişse de temel soru aynı kalmaktadır: sınavların belirleyici olduğu bir sistemde ailelerin ek harcama yapma kapasitesi, çocukların eğitim olanaklarını ne ölçüde belirlemektedir?
Kaynakça
Anayasa Mahkemesi. (2015). E. 2014/88, K. 2015/68 sayılı karar (Karar tarihi: 13.07.2015; Resmî Gazete, 24.07.2015, Sayı: 29424). https://normkararlarbilgibankasi.anayasa.gov.tr/Dosyalar/Kararlar/KararPDF/2015-68-nrm.pdf
Bray, M. (1999). The shadow education system: Private tutoring and its implications for planners (Fundamentals of Educational Planning No. 61). UNESCO International Institute for Educational Planning. http://hdl.handle.net/10722/122422
Bray, M. ve Hajar, A. (2022). Shadow education in the Middle East: Private supplementary tutoring and its policy implications. Routledge. https://doi.org/10.4324/9781003317593
Millî Eğitim Bakanlığı. (2014a, 1 Ekim). Millî Eğitim Bakanlığı Örgün ve Yaygın Eğitimi Destekleme ve Yetiştirme Kursları Yönergesi. https://www.meb.gov.tr/milli-egitim-bakanligi-orgun-ve-yaygin-egitimi-destekleme-ve-yetistirme-kurslari-yonergesi/duyuru/7211/
Millî Eğitim Bakanlığı. (2014b). Dershane ve öğrenci etüt eğitim merkezlerinin dönüşümü (Genelge No. 2014/7, 18.04.2014). https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/genelgeler/milli-egitim-bakanligi-nin-18-04-2014-tarih-ve-2014-7-sayili-genelge-2014-7
Millî Eğitim Bakanlığı. (2015, 8 Ağustos). Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği Resmî Gazete’de yayımlandı. https://www.meb.gov.tr/ozel-ogretim-kurumlari-yonetmeligi-resmi-gazetede-yayimlandi/haber/9296/tr
Millî Eğitim Bakanlığı. (2019, 28 Ocak). Özel öğretim kursları kapatılıyor [Basın bülteni]. https://meb.gov.tr/basin-bulteni/haber/17926/tr
Özel Öğretim Kurumları Kanunu. (2007). Kanun No. 5580. Resmî Gazete, 26434, 14 Şubat 2007 (Konsolide metin). https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/ozel-ogretim-kurumlari-kanunu-5580
Stevenson, D. L. ve Baker, D. P. (1992). Shadow education and allocation in formal schooling: Transition to university in Japan. American Journal of Sociology, 97(6), 1639–1657. https://doi.org/10.1086/229942
Tansel, A. ve Bircan, F. (2004). Private tutoring expenditures in Turkey (IZA Discussion Paper No. 1255). Institute of Labor Economics (IZA). https://docs.iza.org/dp1255.pdf
Tansel, A. ve Bircan, F. (2006). Demand for education in Turkey: A tobit analysis of private tutoring expenditures. Economics of Education Review, 25(3), 303–313. https://doi.org/10.1016/j.econedurev.2005.02.003
