Öğretmen yetiştirme, öğretmen adayının mesleğe girmeden önce aldığı lisans eğitimiyle başlayan ve göreve başladıktan sonraki ilk yıllarda süren bir hazırlık sürecidir. Göreve uyum ise yeni öğretmenin okulun işleyişini, sınıf yönetimini ve meslektaşlarıyla çalışmayı öğrendiği bu ilk dönemi ifade eder. İngilizce alan yazında bu döneme yönelik destek programları “induction” olarak anılır ve çoğunlukla bir mentor öğretmenin rehberliğine dayanır.
Bu yazıda Türkiye’de hizmet öncesi öğretmen yetiştirmenin son yıllardaki düzenlemeleri, yeni öğretmenlerin ilk yıllarda karşılaştığı güçlükler, uyum ve mentorluk programlarının etkisine ilişkin araştırma bulguları, 7528 sayılı Öğretmenlik Mesleği Kanunu ile adaylıktan Millî Eğitim Akademisine geçiş ve okul yöneticisinin yeni öğretmen için yapabilecekleri ele alınmaktadır. Konunun kavramsal arka planı için eğitim, yetiştirme ve geliştirme kavramı yazısına da bakılabilir.
Hizmet Öncesi Öğretmen Yetiştirme
Türkiye’de öğretmenlerin büyük bölümü eğitim fakültelerinin lisans programlarından yetişir. Bu programların ders yapısı uzun süre Yükseköğretim Kurulu (YÖK) düzeyinde belirlendi. YÖK Genel Kurulunun 12 Nisan 2018 tarihli kararıyla güncellenen öğretmenlik lisans programları 2018-2019 eğitim öğretim yılında uygulanmaya başladı. Bu programlarda dersler üç gruba ayrılmıştı: alan eğitimi dersleri yüzde 45-50, öğretmenlik meslek bilgisi dersleri yüzde 30-35 ve genel kültür dersleri yüzde 15-20 oranında yer alıyordu (Yükseköğretim Kurulu, 2020).
İki yıl sonra yön değişti. YÖK, 10 Ağustos 2020 tarihli Genel Kurul toplantısında 2018 kararını iptal etti ve öğretmenlik programlarındaki derslerin, içeriklerin ve kredilerin belirlenmesi yetkisini yükseköğretim kurumlarının ilgili kurullarına bıraktı. Fakültelerden yalnızca üç ders grubunu korumaları ve ders sayısı ile kredi yoğunluğunda bu gruplar arasındaki sıralamaya uymaları istendi (Yükseköğretim Kurulu, 2020). Böylece programların ayrıntısı fakülteden fakülteye farklılaşabilir hâle geldi.
Lisans eğitimi bugün öğretmenliğe giden yolun yalnızca ilk aşamasıdır. 7528 sayılı Kanun’a göre öğretmenlik genel kültür, özel alan eğitimi ve öğretmenlik meslek bilgisi gerektiren özel bir uzmanlık mesleğidir. Öğretmen olarak istihdam edilecek kişiler, Bakanlığın öğretmenliğe kaynak olarak belirlediği en az lisans düzeyindeki programların mezunları arasından ve hazırlık eğitiminde başarılı olanlar arasından seçilir (Öğretmenlik Mesleği Kanunu, 2024, md. 7).
İlk Yıllar ve Gerçeklik Şoku
Yeni öğretmenlerin yaşadığı güçlüklere ilişkin en çok başvurulan çalışmalardan biri Veenman’ın (1984) derlemesidir. Veenman, 83 araştırmayı inceleyerek yeni öğretmenlerin algıladığı 24 sorunu sıklıklarına göre sıralamıştır. Listenin başında sınıf disiplini, öğrencileri güdüleme ve öğrenciler arasındaki bireysel farklılıklarla baş etme yer alır. Bu sorunların önemli bir kısmının deneyimli öğretmenler tarafından da yaşandığını belirtmek gerekir; yeni öğretmeni ayıran, bunlarla aynı anda ve henüz bir çözüm repertuvarı oluşmadan karşılaşmasıdır.
Veenman (1984), bu deneyimi “gerçeklik şoku” (reality shock) kavramıyla açıklar: Öğretmen yetiştirme sürecinde oluşan idealist beklentilerin sınıfın gündelik gerçekliği karşısında sarsılması. Veenman’a göre “şok” sözcüğü kısa süreli bir olayı çağrıştırsa da söz konusu olan, yeni öğretmene her gün yeniden dayatılan karmaşık bir gerçekliğin zaman içinde özümsenmesidir. Bu vurgu yönetim açısından önemlidir. Sorun bir oryantasyon gününde çözülecek bir uyum güçlüğü değil, aylarca süren bir öğrenme sürecidir.
Uyum ve Mentorluk Programları Neyi Değiştirir?
Ingersoll ve Strong (2011), 1980’lerin ortasından itibaren yayımlanmış ve uyum programlarının etkisini inceleyen 15 görgül çalışmayı eleştirel bir gözle değerlendirmiştir. Çalışmalar üç tür sonuca odaklanır: öğretmenin mesleğe bağlılığı ve meslekte kalması, sınıf içi öğretim uygulamaları ve öğrenci başarısı. İnceleme, araştırmaların çoğunun uyum ve mentorluk desteğinin bu üç alanda da olumlu etkisini desteklediğini göstermektedir. Programa katılan öğretmenlerin iş doyumu, bağlılığı ya da meslekte kalma oranı daha yüksek bulunmuş; sınıf yönetimi ve öğrencinin derse katılımını sağlama gibi uygulamalarda daha iyi performans gözlenmiş; bu öğretmenlerin öğrencilerinin test puanları ya da puan kazanımları genellikle daha yüksek çıkmıştır.
Bulgular istisnasız değildir. Ingersoll ve Strong’un (2011) ele aldığı, kentlerdeki düşük gelirli okullarda yürütülmüş geniş ölçekli bir randomize kontrollü deneyde öğrenci başarısında anlamlı artış görülmüş, ancak öğretmenlerin meslekte kalması ve sınıf uygulamaları üzerinde etki bulunmamıştır. Bu nedenle “mentor atandı, sorun çözüldü” varsayımı doğru değildir. Programın içeriği, mentorun niteliği ve okulun desteği sonucu belirler.
Türkiye’de bu konuda yapılmış araştırmalar daha çok paydaşların görüşlerine dayanır. Bozan, Ekinci ve Sakız (2019), Mardin’in beş ilçesinde 2015-2016 eğitim öğretim yılında görev yapan 207 aday öğretmen ve 179 danışman öğretmenle aday öğretmen yetiştirme programının etkililiğini incelemiştir. Karma yöntemle yürütülen araştırmada danışman öğretmenler programdan genel olarak memnun görünürken aday öğretmenlerin programın etkililiği konusunda büyük ölçüde kararsız kaldığı; nitel bulgularda ise programın göreve yeni başlayanlar için yararlı görüldüğü anlaşılmıştır.
Türkiye’de Adaylıktan Millî Eğitim Akademisine
10 Ekim 2024’te kabul edilen ve 18 Ekim 2024 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7528 sayılı Öğretmenlik Mesleği Kanunu, mesleğe girişi yeniden düzenledi. Kanun’la Bakanlığa bağlı Millî Eğitim Akademisi kuruldu. Akademinin amacı öğretmen adaylarını mesleğe hazırlamak ve öğretmen, yönetici ve diğer personelin mesleki gelişimini sağlamaktır (Öğretmenlik Mesleği Kanunu, 2024, md. 26).
Yeni sistemde aday, Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığının yaptığı sınavda Bakanlığın belirlediği puanı almalıdır (md. 9). İlgili yönetmelikte bu sınav Millî Eğitim Bakanlığı Akademi Giriş Sınavı (MEB-AGS) olarak adlandırılır (Millî Eğitim Bakanlığı Öğretmenlik Mesleğine Hazırlık Eğitimi Yönetmeliği, 2026). Hazırlık eğitimi teorik ve uygulamalı derslerden oluşur ve dört dönem sürer; bazı lisans programlarının mezunları için üç dönem olarak uygulanabilir (Öğretmenlik Mesleği Kanunu, 2024, md. 8). Başarılı olanlar atamaya esas başarı puanı ve tercihleri doğrultusunda sözleşmeli öğretmen olarak istihdam edilir (md. 15); üç yıllık çalışmanın ardından istekleri hâlinde öğretmen kadrolarına atanırlar (md. 16). Hazırlık eğitimine ve sözleşmeli istihdama ilişkin 7–15. maddeler 1 Eylül 2025’te yürürlüğe girmiştir (md. 37). Akademi, hazırlık eğitimine 13 Nisan 2026’da yedi ildeki 12 uygulama merkezinde başlamıştır (Millî Eğitim Bakanlığı, 2026).
Eski sistemden gelenler için ise geçiş hükmü vardır. Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihte aday öğretmen olanlar ile 1 Eylül 2025’e kadar aday öğretmen olarak istihdam edilenler Aday Öğretmen Yetiştirme Programına tabidir. Program, en az 240 ders saatlik hizmet içi eğitim ile adayın görev yapacağı kurumun temel işlerini gözlemlemesi ve bir danışman nezaretinde uygulamasından oluşur. Adaylık süreci bir yıldan az, iki yıldan çok olamaz (Öğretmenlik Mesleği Kanunu, 2024, geçici md. 2).
| Özellik | Aday Öğretmen Yetiştirme Programı (geçiş hükmü) | Millî Eğitim Akademisi hazırlık eğitimi |
|---|---|---|
| Kimleri kapsar? | 1 Eylül 2025’e kadar aday öğretmen olarak istihdam edilenler | 1 Eylül 2025’ten sonra mesleğe girecek adaylar |
| Ne zaman yapılır? | Göreve başladıktan sonra, görev yerinde | Göreve başlamadan önce |
| İçerik | En az 240 ders saati hizmet içi eğitim; danışman nezaretinde uygulama | Teorik ve uygulamalı dersler; uygulamalar okullarda |
| Süre | Adaylık en az bir, en fazla iki yıl | Dört dönem (bazı programlar için üç) |
| Uygulamada rehberlik | Danışman | Uygulama öğretmeni |
Yeni düzenlemenin en belirgin yanı, uyum sürecinin bir bölümünü göreve başlamadan önceye taşımasıdır. Uygulama dersleri, Akademinin eğitim personeli, uygulamanın yapıldığı okulun müdürü ve uygulama öğretmeni tarafından üç kez değerlendirilir; değerlendirmelerin ağırlığı sırasıyla yüzde 20, 30 ve 50’dir ve başarı sınırı 100 üzerinden 70’tir (Millî Eğitim Bakanlığı Öğretmenlik Mesleğine Hazırlık Eğitimi Yönetmeliği, 2026). Ağırlığın son değerlendirmede toplanması, adayın dönem boyunca gösterdiği gelişimi ödüllendiren bir tercihtir. Akademinin açılışında Bakan, uygulama süresinin yaklaşık 600 saate, doğrudan öğretmenlik uygulamasının ise 480 saate çıkarıldığını açıklamıştır (Millî Eğitim Bakanlığı, 2026). Hazırlık eğitimi ne kadar güçlü olursa olsun, Veenman’ın (1984) tanımladığı türden bir uyum sürecini ortadan kaldırması beklenemez; öğretmen kendi sınıfının sorumluluğunu ilk kez atamadan sonra tek başına üstlenecektir.
Okul Müdürü Yeni Öğretmen İçin Ne Yapabilir?
Yönetmelik, uygulamanın yapıldığı okulun müdürüne açık görevler verir: uygulamanın etkili yürümesi için gerekli tedbirleri almak, adayları uygulama süresince düzenli olarak izleyip gözlemlemek, adayı üç kez değerlendirmek ve Akademinin merkez ve eğitim personeliyle iş birliği yapmak. Uygulama öğretmeni de rastgele seçilmez; adayla aynı alanda ve aynı kurumda görev yapanlar arasından, sırasıyla başöğretmen, uzman öğretmen ve öğretmen unvanlılar içinden en fazla hizmet süresi olan öğretmen belirlenir (Millî Eğitim Bakanlığı Öğretmenlik Mesleğine Hazırlık Eğitimi Yönetmeliği, 2026).
Müdürün sorumluluğu atamadan sonraki ilk yılda da sürer. Veenman’ın (1984) sıraladığı sorunlar ve Ingersoll ile Strong’un (2011) uyum desteğine ilişkin bulguları göz önünde bulundurulduğunda, okul düzeyinde şu adımlar önerilebilir:
- Yeni öğretmene ilk yılında, mümkün olduğunca, okulun en zor sınıflarını ve fazladan nöbet ya da kulüp yükünü vermemek.
- Aynı alandan deneyimli bir öğretmenle düzenli görüşme zamanı ayırmak; mentorluğu kâğıt üzerinde bırakmamak.
- Sınıf disiplini ve öğrenci güdülenmesi gibi ilk yılın bilinen sorunlarına yönelik gözlem ve geri bildirimi değerlendirme amacından ayırmak.
- Veli görüşmeleri, resmî yazışmalar ve okulun yazılı olmayan kuralları gibi konularda yeni öğretmenin kime başvuracağını baştan netleştirmek.
Bu adımların çoğu ek kaynak gerektirmez; ders programı ve görev dağılımı yapılırken yeni öğretmenin durumunu gözetmek yeterlidir.
Sonuç
Türkiye’de öğretmen yetiştirme kısa sürede iki önemli dönüşüm geçirdi: Lisans programlarının içeriğini belirleme yetkisi 2020’de fakültelere bırakıldı, mesleğe giriş ise 7528 sayılı Kanun’la göreve başlamadan önceki bir hazırlık eğitimine bağlandı. Araştırmalar ilk yılların güçlüklerinin kalıcı olduğunu ve iyi kurgulanmış uyum desteğinin öğretmenin meslekte kalmasına ve öğretim uygulamalarına katkı sağlayabildiğini gösteriyor. Yeni sistemin başarısı, Akademideki eğitimin yanı sıra uygulama okullarındaki müdürlerin ve uygulama öğretmenlerinin bu rolü ne kadar ciddiye aldığına da bağlı olacaktır.
Kaynakça
Bozan, S., Ekinci, A., ve Sakız, H. (2019). Aday öğretmen yetiştirme programının etkililiğine ilişkin aday ve danışman öğretmen görüşlerinin değerlendirilmesi. Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Dergisi, 52(3), 801–836. https://doi.org/10.30964/auebfd.466469
Ingersoll, R. M., ve Strong, M. (2011). The impact of induction and mentoring programs for beginning teachers: A critical review of the research. Review of Educational Research, 81(2), 201–233. https://doi.org/10.3102/0034654311403323
Millî Eğitim Bakanlığı. (2026, 13 Nisan). Millî Eğitim Akademisi, Bakan Tekin’in verdiği ilk dersle kapılarını açtı. https://www.meb.gov.tr/milli-egitim-akademisi-bakan-tekinin-verdigi-ilk-dersle-kapilarini-acti/haber/40427/tr
Millî Eğitim Bakanlığı Öğretmenlik Mesleğine Hazırlık Eğitimi Yönetmeliği. (2026, 17 Mart). Resmî Gazete (Sayı: 33199). https://akademi.meb.gov.tr/meb_iys_dosyalar/2026_04/69d373065ed38866397105_Hazırlık_Eğitimi_Yönetmeliği.pdf
Öğretmenlik Mesleği Kanunu. (2024, 18 Ekim). Resmî Gazete (Sayı: 32696). https://hizanmtal.meb.k12.tr/meb_iys_dosyalar/13/05/965563/dosyalar/2024_10/21090041_7528sayilikanun.pdf
Veenman, S. (1984). Perceived problems of beginning teachers. Review of Educational Research, 54(2), 143–178. https://doi.org/10.3102/00346543054002143
Yükseköğretim Kurulu. (2020, 18 Ağustos). YÖK’ten eğitim fakültelerinin müfredatlarına yönelik “tarihi” karar [Basın duyurusu]. https://basin.yok.gov.tr/InternetHaberleriBelgeleri/İnternet Haber Belgeleri/2020/293_egitim_fakulteleri_ile_ilgili_karar (2).pdf

Bir yorum
Geri bildirim: Mentorluk ve Koçluk Temelli Denetim Nedir?